AV. DOĞAN: TESPİT VAR ÇÖZÜM YOK

10 Aralık 2020
1953 Haber Okunma   0 Haber Yorum
Bilal Doğan ile konuştuk....

AV. DOĞAN: TESPİT VAR ÇÖZÜM YOK
Son günlerde gündeme oturan "yargıda reform" konusunu hukukçu Bilal Doğan ile konuştuk. Kalem Medya Grubu Genel Yayın Yönetmeni Orhan Karakaş'a konuşan Doğan, adaletin herkese lazım olduğunu belirterek, " Bir ülkede adalet olmazsa demokrasi de olmaz. Demokrasi olmasa ekonomi de yürümez. Hepsi birbiriyle bağlantılıdır" dedi.
Doğan değerlendirmesinde adaletin ekonomiye de etkilediğini ifade ederek, " Adaletin olmadığı yerde ekonomi iyi olmaz. Sermaye de olmaz. Para güvenli limanları sever. Güvenli olmayan limanlardan kaçar" dedi.
Doğan, yargıda reformun söylemde kalmaması gerektiğine vurgu yaparak, " Maalesef lafta hukuk demokrasi ve reform, uygulamada ise içler acısı bir hal var. Bazen yargıya olan güven konusu ile ilgili araştırmalar yapılıyor. Çıkan sonuçlara baktığımızda toplumun yargıya olan güveninin çok zedelendiğidir" dedi. Doğan, Karakaş'a yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
*YARGI REFORMUNDAN ÇOK ADALET REFORMUNA İHTİYAÇ VARDIR
*BİR ÜLKEDE ADALET OLMAZSA DEMOKRASİ DE OLMAZ
Yargı reformuna elbette ki ihtiyaç var. Yani yargı reformundan çok, adalet reformuna ihtiyaç vardır. Bizim adalete ihtiyacımız var ülke olarak. Demokrasiye ihtiyacımız var. İnsan haklarının düzgün bir şekilde uygulanmasına ihtiyacımız var. Bunun için de uygulanacak şey nedir? Öncelikle yargı sistemidir. Bir ülkede yargı bağımsız ve tarafsız değilse, o ülkenin temel halkalarından biri aksaktır demektir. Bir ülkede adalet olmazsa demokrasi de olmaz. Demokrasi olmasa ekonomi de yürümez. Hepsi birbiriyle bağlantılıdır.
*HERŞEY SÖYLEMDE KALIYOR. İŞİN ÖZÜNE İNİLMİYOR:
Sayın cumhurbaşkanının yargıda reform sözü gündeme oturdu. Zaman zaman söylenen de budur. Hatta zaman zaman insan hakları konusu da gündeme getirilmektedir. Geçenlerde adalet bakanı da masumiyet karinesine vurgu yaptı. Fakat maalesef bu lafları söylerken bu cümleleri ve söylemleri kullanırken sadece işin lafına bakılıyor. İşin özüne inilmiyor. Söylerken sadece güzel bir laf söylemiş oldum, iyi bir konuya vurgu yapmış oldum anlayışıyla hareket ediliyor.
*YARGIYI KENDİ HALİNE BIRAKACAKSINIZ:
Olup bitenlere, gündeme, taleplere baktığımızda varsa bir eksiklik, bunu kim vurgulayacak? Vurgulayacak olan merci elbette iktidardır. İktidarın sorunları, eksiklikleri ve her alandaki talepleri gündeme getirmesi gayet normaldir. Hatta sorumluluğudur. Ancak bunu yaparken kesinlikle söylemde bırakmamalıdır. Ki bugüne kadar reform dediği her şeyi söylemde bırakmıştır. O halde bugün konuşulan nedir? İşte yargıda reform… Şunu belirtmekte yarar görüyorum. Bir kere siz yargıyı kendi haline bırakacaksınız. Yargıya müdahale etmeyeceksiniz. Yargı bağımsız ve tarafsız olmalıdır. Ama son dönemde maalesef yargının bağımsız ve tarafsızlığı ile ilgili çok ciddi endişeler oluştu. Bunu zaman zaman iktidar partisi mensupları bile dile getirdiler. Ki biz bunu görüyoruz. Bir taraftan yargı reformundan söz edeceksiniz. Aynı günlerde bir tane mafya bozuntusu çıkacak ana muhalefet partisi genel başkanına tehdit mektubu gönderecek ve siz buna karşı herhangi bir tepki göstermeyeceksiniz. Sormazlar mı nasıl bahsedebiliyorsunuz yargı reformundan?
Hatırlatmakta yarar görüyorum. Yargı reformundan bahsedildiği dönemde avukat arkadaşlarım sırf mesleğini icra ettikleri için gözaltına alındılar. Tamamen mesleğini icra etmekten kaynaklı suçlu diye yüzlerce arkadaşımız var.
*LAFTA HUKUK DEMOKRASİ VE REFORM, UYGULAMADA İÇLER ACISI BİR HAL VAR:
Maalesef lafta hukuk demokrasi ve reform, uygulamada ise içler acısı bir hal var. Bazen yargıya olan güven konusu ile ilgili araştırmalar yapılıyor. Çıkan sonuçlara baktığımızda toplumun yargıya olan güveninin çok zedelendiğidir. Daha önceki yıllarda yargıya güven oranı yüzde seksen hatta doksanlardayken, şu anda yüzde on beş yirmilere düşmüştür. İktidar bu konuda somut ciddi samimi bir adım atmak istiyorsa elbette ki yanındayız, destekleriz. Bu ülkenin insanların hepimizin ihtiyacı var. İnsanların adaletle yetişmesine, yol almasına ihtiyaç var. Adaletin sağlıklı ve düzenle bir şekilde dağıtılmasına ihtiyacı var. Bu anlamda da somut adımlar gelirse elbette ki biz avukatlar olarak, baro olarak da destekleriz. Ama maalesef bizler bu adımların atılmayacağını, sadece lafta atılacağını düşünüyoruz. Çünkü daha önce çok bu şekilde uygulamasını gördük.
*İÇERİDE TUTUKLU GAZETECİ VE SİYASETÇİ SAYILARI ÇOK FAZLADIR:
Bugün tutuklu olan gazeteciler var. Türkiye'de mesleğini icra ettiği için tutuklu olan gazeteci sayısı, dünyadaki ülkelere baktığımızda birinci sıradayız. Mesleğini icra ettiği için cezaevinde olar hukukçu sayısı çok fazladır. Gazeteci, siyasetçi sayıları çok fazladır. Seçilmiş belediye başkanları haksız bir şekilde, usulüne aykırı bir şekilde görevlerinden alınıyorlar.
Tüm bu olup bitenlerin bazında kamuoyu, halk çok rahatsız olduğu için, iktidar partisi de biraz kamuoyunun gazını almak anlamında bu tür reform söylemlerinde bulunuyor. Nabza göre şerbet de diyebiliriz. Ama esasında bunun gazını almaktır.
*TESPİT VAR, TEDAVİ YOK. ÇÖZÜM YOK:
Tespit var ama tedavi yok. Çözüm yok. Bakıldığında iktidar bunu zaten istemiyor istese yapmaz. Sıkıntı dile getirildiği zaman da bizlere sorulduğunda evet sıkıntı var diyoruz. Kim çözecek peki bunu?  İktidar olarak sen çözeceksin. Mecliste grubu bulunan siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, bu konuda koşulsuz şartsız, adım atıldığında destekleyeceklerine inanıyorum. Çünkü bu ülkenin hukuka ve adalete ihtiyacı var. Yani bugün bana veya sana diye bir şey yok. Adalet herkese lazımdır. Ve bizim hepimizin tüm toplumun adalete ihtiyacı var. Adaletin olmadığı yerde inanın demokrasi de olmaz, özgürlükler de olmaz.
*ADALETİN OLMADIĞI YERDE EKONOMİ İYİ OLMAZ:
Adaletin olmadığı yerde ekonomi iyi olmaz. Sermaye de olmaz. Para güvenli limanları sever. Güvenli olmayan limanlardan kaçar. Biz dışarıdan yatırım, para bekliyoruz. Ama güven vermediğimiz için dışarıdan yatırım gelmiyor. Belki de cumhurbaşkanının bu açıklamasının altında yatan nedenlerden biri de budur. Dışarıdan gelen yatırımcılara karşı güven duymalarını sağlayacak birkaç cümle söylemek. Bu etken de olabilir. Ama sadece lafta kalmamasını umuyoruz.  İnşallah somut adıma dönüşür diyoruz. Ve somut adıma dönüştüğünde de biz de elimizden gelen katkıyı sunacağımızı ifade ediyoruz. HABER / RÖPORTAJ: ORHAN KARAKAŞ

 

Yorumlar(0)

Yorum Yapın

Rumuz veya Ad/Soyad*

E-posta*
(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yukarıdaki güvenlik kodunu giriniz)
Bu sitede yayınlanan içerik izinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.