"DEMOKRASİYE İHTİYAÇ VAR"

06 Şubat 2020
715 Haber Okunma   0 Haber Yorum
Avukat Ali Murat Bilgiç...

2019 YILI YARGISAL FAALİYETLER AÇISINDAN OLUMSUZ GEÇTİ. TEMEL NEDENLERİ VARDIR:
2019 yılı yargısal faaliyetler açısından çok olumsuz geçti. Yargıya güvenin kamuoyu yoklamalarından da anlaşılacağı gibi oldukça düştüğü, vatandaşın yargıya karşı güvenini yitirdiği bir dönem yaşadık. Bunun temel nedeni de yargının siyasallaşmasıdır. Yargıç ve cumhuriyet savcılarının alımında liyakata uyulmamasıdır. Ve yasama organının çıkarttığı yasalarda, demokrasiye, insan haklarına, hukukun üstünlüğüne uygun yasal düzenlemelerin yapılmamasıdır. Bunların dışında bir de olumsuzluğu neden olan diğer bir faktör de insanların ekonomik nedenden dara düşmesi ve bu ekonomik zorluklar nedeniyle icra takiplerinin oldukça artmasıdır.
2019 YILINDA ACI OLAYLAR YAŞANDI:
2019 Yılında çok acı olaylar yaşandı. Özellikle borç intiharları hepimizi sarstı. Hepimizin gördüğü gibi boşanmalar her geçen gün arttı ve artıyor. Ve kadın ölümleri yaşandı. Tüm bunlar toplumumuzda derin acılar bıraktı. Hepsi bir anlamda ekonomik zorlukların da neden olduğu olaylar yaşandı.
DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ AÇISINDAN DA ÇOK KÖTÜ BİR DÖNEM GEÇİRDİK:
2019 Yılı düşünce özgürlüğü açısından da çok kötü bir dönem olarak geçti. Türkiye'de düşünceleri nedeniyle cezaevine giren gazeteciler var. Zadece düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken, binlerce paylaşım nedeniyle sadece sayın cumhurbaşkanının açtığı dava sayısı binlerle ifade edilebiliyor. Düşünce özgürlüğünün olmadığı bir 2019 yılı yaşadık.
TABİKİ GELECEĞE UMUTLA BAKMAK ZORUNDAYIZ. NEDENİ DE VATANDAŞ SORGULAMAYA BAŞLAMIŞTIR:
Bütün bu olumsuzlukların yanı sıra geleceğe umutla bakmamızı düşündüren bir durum var mı derseniz tabii ki umutla bakmak zorundayız. Bunun en temel nedeni de vatandaşın şikâyet etmeye başlaması ve sorgulamaya başlamasıdır.
BİR ŞEYLER TERS GİTMEYE BAŞLADI. HERŞEY SARAYDA BİTİYOR:
Bir şeyler ters gitmeye başladı. Ekonomi de ters gidiyor, yönetim de ters gidiyor. Parlamenterlerin de parlamento değeri sıfırlandı. İnsanlar eskiden yerel siyasetçiye ulaşarak bir sorunu çözmeye çaba harcardı. Şimdi ise yerel siyasetçiye ulaşsanız bile onun ulaşabileceği bir yer kalmadı. Çünkü her şey sarayda başlayıp sarayda bitiyor.
PARLAMENTER DEMOKRASİNİN ÖNEMİ VATANDAŞ TARAFINDAN ANLAŞILMAYA BAŞLANDI:
Dolayısıyla parlamenter demokrasinin önemi vatandaş tarafından anlaşılmaya başlandı. Bu gerçeğin ışığında 2020 yılının, partili cumhurbaşkanlığı sisteminden dönüşün hemen gerçekleşeceği bir yıl olarak görmüyorum ancak dönüşün ve parlamenter demokrasiye geçişin yolunda önemli adımlarının atılacağı bir yıl olacağını düşünüyorum. Dolayısıyla 2020'den sonra Türkiye bu temel sorunlarından dönmek için parlamenter demokrasiyi hayata geçirmek zorundadır. Bu hayata geçmeden zaten ne adalet düzelir ne ekonomi düzelir. Ne de ekonomiyle bağlantılı olan icra takipleri azalır. Bunların hepsi birbiriyle bağlantılı şeylerdir.
TÜRKİYE'NİN ÇOK ACİL GÜÇLER AYRILIĞINA İHTİYACI VAR:
Türkiye'nin çok acil olarak demokrasiye, güçler ayrılığına, istişarenin egemen olduğu bir yönetim anlayışına, liyakatin önemsendiği, ön plana çıktığı bir devlet anlayışına ihtiyacı var. Bunlar gerçekleşmeden ülkenin düze çıkması mümkün değildir.
PARTİLERDE AKTİF GÖREV ALMIŞ HUKUKÇULARIN HÂKİM VEYA SAVCI YAPILMASI DOĞRU DEĞİLDİR:
Partilerde aktif görev almış hukukçuların hâkim veya savcı yapılması doğru değildir Kesinlikle doğru değil. Yani hâkimin veya savcının siyasi kimliğiyle tanınmaması lazımdır. Elbette onun da bir oy verdiği partisi olacak. Bir dünya görüşü olacak. Ama siyasi kimliği yargıçlığının ya da cumhuriyet savcısı kimliğinin önüne geçmemelidir. Ama bizler sadece Adıyaman'dan biliyoruz, bir sürü meslektaşımız, arkadaşımız sonuçta Ak Parti içerisinde il yöneticiliği yapmış, ilçe başkanlığı yapmış, il başkan yardımcılığı yapmış, disiplin kurulu üyeliği yapmış, il genel meclisi başkanlığı yapmış ve daha sonra savcı veya hâkim olmuşlardır. Ve birçok arkadaşımız gidip hâkim oldular. Bunları biz siyasi kimlikleri nedeniyle tanıyoruz. Kararları çok adil de olabilir. Ama algı, burada onun duygularının ya da kararlarının önüne geçer. Algı da önemli bir şeydir. Dünyanın en adıl kararını verseniz bile bir muhalifi yargıladığınızda bu Ak Partili olduğu için, bana bu cezayı verdi düşüncesine kapılırsa o zaman adalet bitmiş demektir. O yüzden liyakatle insanların işe alınması gerekir. Tabi yargıçların tarafsızlığına da önem vermek gerekir. Bu siyasallaşan yargı, yargıya güven endeksinin düşmesinin en temel nedeni.
ERKEN SEÇİM BEKLEMİYORUM:
Bana kalırsa bu ekonomik koşullarla, bu iktidarın hemen değişmesi lazım. Ama ben iktidarın seçime götüreceğine inanmıyorum. Niye inanmıyorum? Seçim zamanında olmayabilir. Ama ben kısa vadede, bir sene içerisinde hemen seçim olacağına inanmıyorum. Çünkü parlamento fes olursa cumhurbaşkanının görev süresi de kısalıyor. Cumhurbaşkanlığı seçimi ile milletvekili seçimi birlikte yapılmak zorunda. Dolayısıyla Sayın Tayyip Erdoğan beş yıllık süresini mümkün olduğunca kullanmaya çalışacaktır. Onu kullanmadan seçime gitmek siyasi ömrünü kısaltır. Onu göze alabileceğini zannetmiyorum. Ama gidişat da şu anlamda onu çok zorlayacak. Bu haliyle artık söyleyebilecek yeni bir sözleri yok, bir projeleri yok.

Yorumlar(0)

Yorum Yapın

Rumuz veya Ad/Soyad*

E-posta*
(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yukarıdaki güvenlik kodunu giriniz)
Bu sitede yayınlanan içerik izinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.