KALEM MEDYA
HABERLER
FOTO GALERİ
HABER VİDEO
KÜNYE
SAYFALAR
  GÜNDEM      POLİTİKA      DÜNYA      KENT HABERLERİ      EKONOMİ      EĞİTİM      SAĞLIK      RÖPORTAJ      KÜLTÜR/SANAT      KİTAP      SPOR      YAŞAM   
 
Ana Sayfa > RÖPORTAJ

"KORONAVİRÜSLE MÜCADELEDE BAŞARILIYIZ"
21 Eylül 2020
Doç. Dr. Aziz Arı Kalem Medya'ya röportaj verdi...
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%
İSTANBUL EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ GENEL CERRAHI DOÇ. DR. AZİZ ARI:
KORONAVİRÜSLE MÜCADELEDE BAŞARILIYIZ
İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahı Doç. Dr. Aziz Arı, Kalem Medya'ya röportaj verdi.
Kalem Medya Grubu Genel Yayın Yönetmeni Orhan Karakaş
'ı Bakırköy'deki çalışma ofisinde kabul eden Arı, pandemi süreci, pandemi sürecinde Türkiye'deki durum, mesleki çalışmaları, sağlık sektörü ve pandemi sürecinde alınması gereken kurallar başlıklarında ilgili sorulara yanıt verdi. Tüm dünyanın bu pandemi ile zor bir süreçten geçtiğine vurgu yapan Doç. Dr. Aziz Arı, herkesin çok dikkatli yaşamasını ve belirlenen kurallara uyulmasını istedi. Koronavirüsün Türkiye'ye diğer birçok ülkeye göre geç geldiğinin altını çizen Arı, bu noktada ülke olarak ön hazırlıkların yapıldığını ve yerinde tedbirlerin alındığını belirtti. Koronavirüsle mücadele de Türkiye olarak başarılıyız diyen Arı, bu hastalığın tam bitmesi için her vatandaşa sorumluluk düştüğünü kaydetti. İnsanlara hizmet etmeyi sevdiğini belirten Doç. Dr. Aziz Arı, Anadolu'nun birçok yerinde görev aldığını ve hizmet aşkı ile görevini yerine getirdiğini söyledi. Arı, Karakaş'ın soruları ışığında şunları söyledi:
DOÇENTLİK UNVANIMLA İLK RÖPORTAJIMI KALEM MEDYA'YA VERİYORUM:
Öncelikle Kalem Medya olarak böyle bir fırsatı verdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Değerli bir yayın organına, sizin gibi değerli bir gazeteciye doçentlik unvanımla ilk röportajı verdiğimi de belirtmek istiyorum. Duyarlı bir gazetecilik anlayışınız var. Bunu yakından biliyorum. Çünkü sizleri takip etmekteyim. Özellikle eğitim ve sağlık konularında da duyarlılığınız bir adım daha öndedir. Bu da biz okuyucular açısından takdir edeceğimiz bir durumdur. Ayrıca yakın dönemde Kalem Medya Grubu olarak İmaj Medya Magazin Sanat ödülü aldınız. Bundan dolayı da bir kez daha sizleri tebrik ediyor, yayın hayatınızda başarılarınızın daim olmasını diliyorum.
 HEDEFLERİM DOĞRULTUSUNDA İHTİSASIMIN EN ZOR KISMINI BİTİRDİM.
DİL EĞİTİMİNİ ÇOK ÖNEMSİYORUM. BUNUN EKSİKLİĞİNİ YAŞADIM:

Elbette hedeflerimiz var. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki ihtisasımın en zor kısmını bitirdik. Gecen gün sosyal medyada da gördüm 10 sıfır yenik başladığımız hayat diye bir söz vardı. Hakikaten de öyle. Kâhta'da eğitim aldığımız o dönemde, en büyük eksiğimiz yabancı dil, İngilizceydi. Bunu yaşayan biri olarak oğluma ilkokula başladığında İngilizce eğitimi verdirmeye başladım. Süreç içerisinde kendi ana dilimiz olan Kürtçe'yi de unuttuk. Bu da çok büyük kayıptır. Ama tekrardan dil bilgisiyle öğrenmeye başladık. Çünkü her dil apayrı bir değerdir. Eğitim hayatımıza bu kadar etki yapan dil öğrenimi çok önemlidir diyorum. Bu içimizde bir yara oldu. Bazen memlekete gittiğimizde çocuğu bir iki bir şey Kürtçe soruyorlar, çocuk bilemeyince babam öğretmedi diyor. Suçlu ben oldum gibi. Asıl bilimsel şeyde İngilizce önemlidir. Bu noktada bir eksikliğim olduğu için çocuğumun da bizim yaşadıklarımızı yaşamaması için İngilizce eğitimi verdiriyorum. Çünkü normalde belki on yıl önce doçent olacaktık. Ama hep bir eksiklik oldu. Yani bunları tamamlamak için hep uğraştık. Dil çok önemli. Doçentlik yolunda makale okumada önemlidir. Yayınları takip etmede önemlidir. Kendini geliştirmede, pratik hayatta önemlidir. Gittiğin toplantılarda sunum yapıyorsun orda önemlidir. Bu yüzden belki de doçentliğin olmazsa olmazı İngilizcedir.
1980–1990 DÖNEMLERİNDEKİ HOCALARIMA TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYORUM:
1980–1990 dönemindeki hocalarımızın hepsine teşekkür ediyoruz. Onları minnetle anıyoruz. Hepsinin ellerinden öpüyoruz. O günün koşullarında din kültürü öğretmeninden ya da felsefe öğretmeninden İngilizce eğitimi aldık. Ve biz üniversiteyi bitirdiğimizde İngilizcenin başlangıcını beli bilmiyorduk. Altyapımız yoktu. Çok şükür onların hepsini aşama aşama geçtik. Zor olanı bitirdik. Bundan sonra altını çizdiğim gibi meslek alanımızda insanlarımıza hizmet yapmaktır.
ANA DİLİMİZ DE BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİDİR. BÜTÜN DİLLER DEĞERDİR. ANCAK AKADEMİK ALANINIZ VEYA MESLEĞİNİZ NE OLURSA OLSUN BİR YERLERE GELMEK İSTİYORSANIZ İNGİLİZCEYİ BİLMENİZ GEREKİYOR:
Dil konusuna değinmişken, tabi ki ana dilimiz de bizim için çok önemlidir. Sonuçta doğunun insanıyız ve çocuklarımıza onu da öğretmeliyiz. Ama benim kendi fikrim, çocuk 5–6 yaşındayken mutlaka İngilizceyi öğrenmesi gerekiyor. Çünkü ileride aksi durum çocuk için çok büyük eksiklik oluyor. Şöyle ki Fransızcayı bilmezsen çok büyük bir sıkıntı yaşamazsın. Almancayı bilmezsen çok sıkıntı yaşamazsın. Bilmekte yarar var mı? Çok çok önemlidir. Sonuçta 5-6 dil bilmek kişi için büyük bir kazanımdır. Bakıldığında biz de toplum olarak Kürtçeyi, İngilizceyi biliyoruz. Arapçayı biliyoruz. Bilimsel anlamda geçerliliği olan ve bizim için önem teşkil eden dil İngilizcedir. Bütün diller değerdir. Ancak akademik alanınız veya mesleğiniz ne olursa olsun bir yerlere gelmek istiyorsanız İngilizceyi bilmeniz gerekiyor.
MEMLEKET AŞIĞI BİR İNSANIM. ANADOLUNUN BİRÇOK YERİNDE GÖREV YAPTIM. VAN DEPREMİNDE AMELİYATHANE AÇTIM. İNSANLIK GÖREVİMİZİ UNUTMAYACAĞIZ, YAŞATACAĞIZ:
Ben memleket aşığı bir insanım. Deprem için de en son Van'a gittim. Ve orada insanlar biz bir an önce evimize, görevimize tekrar dönelim derken, ben gidip toz toprak içindeki ameliyathaneyi açtım. Bir hafta içinde 10–15 ameliyat yaptım. İnsanların orada mağdur olması benim çok zoruma gidiyordu. Hatta sağlık müdürü ile ilgili şöyle bir anım vardı. Tesadüfen bizim daha önce birlikte çalıştığımız Kâhtalı doktor ağabeylerimizin arkadaşıydı. Orası çok sahipsizdi. Dedim ki müdür bey İstanbul'dan ekip geldik ama kimse bizi karşılamadı. Hiç haberim yok dedi. Gel hocam dedi beraber müdürlüğe gittik. Orada bir telefon geldi. Bir vatandaşın midesi delinmiş diye. Ben dedim müdür bey bir ameliyathane varsa ben alayım. Çünkü her taraf kar. En yakın yer Elazığ ile Diyarbakır. O karda 8–9 saat gidecekler. Adamı tanımadan öyle bir şey yaptım. Dediğim gibi bir hafta içerisinde depremden mağdur olan bir sürü insanı ameliyat ettim. Bu benim insanlık görevimdir.
TOPLUMDA YER EDİNMEK İSTİYORSANIZ, GİTTİĞİNİZ YERDE HİZMET VERMENİZ GERİYOR:
Eğer toplumda bir yer edinmek istiyorsanız, gittiğiniz yere bir şeyler vermeniz, hizmet vermeniz gerekiyor. Gittiğiniz yerde ben burada mecburi hizmetimi bitireyim de maaşımı alayım demekle olmaz. Ben Suruç'ta çalıştım. Suruç'ta bu kaçak elektrikten dolayı sürekli elektrikler kesiliyordu. Ve ben orada hiç kimse bir ameliyat yapmazken, karaciğer ameliyatı yaptım. Kaymakamı aradım. Dedim ki kaymakam bey ben dört saatlik bir ameliyat yapacağım fakat elektrikler gidiyor. Sağ olsunlar yardımcı oldular ve ben dört saatlik ameliyat gerçekleştirdim. O saatten sonra da tüm Suruç bana saygı duydu. Zor koşullarda çalıştım ama dediğim gibi sevdiğim için çalıştım. Yani sevmek lazımdır. Maaşını her zaman alırsın. Bir devlet memuru olduktan sonra kimse seni kolay kolay işten çıkaramaz. Suç işlemediğin sürece. Ama toplum nezdinde bir saygı itibar elde etmek istiyorsan mutlaka çalışmalısın. Dua almak istiyorsan mutlaka çalışacaksın. Ben de çok şükür hem Suruç'ta hem memleketim Damlacık'ta, Kahta'da çalıştığım yerlerde hep insanlarla barışık oldum. Çok ta güzel anılarım oldu. Belki son 18 yılım İstanbul'da geçti ama eğitimimin ve zorunlu hizmetimin çoğu da doğuda geçti.
İSTANBUL TÜRKİYE DEMEKTİR. HER YERDEN İSTANBUL'A BİR TALEP VAR. BURADA SAĞLIK SİTEMİ ÇOK ÇOK GELİŞMİŞTİR:
Aslında sadece İstanbul'daki hastalara bakmıyoruz. Elbette İstanbul demek Türkiye demektir. Çünkü sağlık sektörü bir tek İstanbul'da yoğunlaşmıştır. Hem maddi açıdan böyledir. Hem de kalite açısından böyledir. Burada sağlığın altyapısı çok sağlamdır. Ki şu an sadece Türkiye'nin kentlerinden değil tüm dünyadan İstanbul'a doğru bir yoğunlaşma, bir talep vardır. Ki Türkiye olarak bizim de katkılarımız çok büyüktür, çünkü sağlık alanında ülke olarak kaliteyi artırdık. Hem fiziki olarak hem eğitim olarak. Kaliteli, daha iyi çalışan, daha bilimsel bir ekip İstanbul'dadır diyebilirim. Örnek vermek gerekirse, estetik alanında olsun, saç ekim alanında olsun, obezite alanında olsun, onkoloji alanında olsun, cerrahi alanda olsun, gelişmiş bir sağlık sistemi mevcuttur. Bu pandemi süreci her ne kadar dünyayı etkilemiş olsa da sağlık turizmi hiçbir zaman aksamadan devam etti.
KORONAVİRÜS SALGINI TÜM DÜNYAYI ETKİSİ ALTINA ALDI. DÜNYA GENELİNDE KAYIPLAR OLUYOR:
Koronavirüs Salgını tüm dünyayı etkisi altına aldı. Biz sağlıkçılar insani vazifemiz olarak insanlarımızı uyardık. Devletimiz tedbirler doğrultusunda kurallar ortaya koydu. Gelinen süreçte bu kurallara uyanlar da oldu uymayanlar da oldu. Her zaman diyorum insanlar daha bu hastalığın henüz bilincinde değiller. Şöyle değiller. Biz memleketimizi seviyoruz. Komşularımızı seviyoruz. Kendi kapı komşularımızı biliyoruz. Bugüne kadar dünya genelinde yaklaşık bir milyon insan hayatını kaybetti. Çok büyük bir acıdır. Düşünün senin karşındaki komşun ölse bile ne kadar üzülüyorsun. Dolayısıyla bu acı tablolar ortadayken herkes tedbirini almalıdır. Kurallar neyse bu yönde hayat sürdürülmelidir. Aksi durumda hepimiz kayıplar veririz.
TÜRKİYE'YE SALGIN BİRÇOK ÜLKEYE GÖRE GEÇ GELDİ. DOLAYISIYLA ÖN HAZIRLIKLAR YAPILDI. TEDBİRLER ALINDI. SALGINLA MÜCADELEDE BAŞARILIYIZ DİYEBİLİRİM:
Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını birçok ülkeye göre Türkiye'ye geç geldi. Dolayısıyla ön hazırlıklar yapıldı. Tedbirler alındı. Bir de alt yapımız da çık sağlamdı. Gelinen süreçte bu salgınla mücadele etme noktasında ülke olarak dünya geneline baktığımızda başarılıyız diyebilirim.
HERKESİ ETKİLEYEN BİR SÜREÇ YAŞIYORUZ. HASTANELERDE DE RİSK ALTINDAYIZ. AZİM, TEDBİR VE MÜCADELEYLE BU ÇETİN SÜRECİ ATLATACAĞIZ
Sadece bizi değil herkesi etkileyen bir süreç yaşıyoruz. Bu hastalık, sadece doktor kendini koruduğunda bitmiyor. Sen kendini koruduğunda bitmiyor. Tüm toplumun kendini koruması gerekiyor. Örneğin hastanede çalışanlar olarak biz tedbirimizi alıyoruz ama gelen hasta içeri girdiğinde onun geçirip geçirmediğini ya da temas edip etmediğini bilmiyorsun. Genel cerrahide olmaz diye bakıyorsunuz ama diyelim sadece odama giriş kapısına sadece bir kişi temas etmişse o günkü herkese bulaşma durumu var. Çok büyük bir risk altındayız.
YÜZEYLERE TEMASIMIZI MÜMKÜN OLDUĞUNCA AZALTALIM. TEMİZLİĞİMİZE, MASKEYE VE SOSYAL MESAFEYE MUTLAKA DİKKAT EDELİM. SIKI TEDBİRLİ OLMALIYIZ:
Kendimizi mümkün olduğunca her yüzeye temasımızı azaltmamız gerekiyor. Özellikle eller ve mesafe çok önemli. Ben hastaları içeri aldığımda mutlaka muayene etmeden önce onları dinlerken 2-2,5 metre mesafede tutuyorum. Maskelerimizi de takıyoruz. Önlemimizi alıyoruz. Her yönden sıkı tedbirliyiz. Dediğim gibi sadece bir kişinin tedbiriyle olacak değil. Ya da devletin alacağı tedbirlerle değil. İnsanların daha mesafeli ve daha hijyenik olması gerekiyor.
BU VİRÜS ASLINDA TOPLUMA BİR DERS VERDİ:
Aslında bu virüs topluma bir ders verdi. Sadece vatandaşa değil, hekim olarak bizlere de ders verdi. Biz toplum olarak elimizi çok sık yıkayan insanlar değildik. Yıkıyorduk tabi ki ama bu kadar sık değil. Virüs bunu oturttu. İnsanlara biraz daha mesafeyle dikkat etmeye çalışıyor. Özellikle maske konusunda bilinçlendiler. Belki bundan sonraki hayatta insanlar biraz daha bilinçli olur. Bu süreçte dünyada genel anlamda o kadar çok insan öldü ki, bir sürü meslektaşım, sağlık çalışanları vefat etti. Hepsini rahmetle anıyoruz. Zor bir süreçten geçtik. Hakikaten ayaktaysak mücadele ediyorsak Allah'ımıza şükretmemiz gerekiyor. Yani bu hepimizin başına gelebilecek bir şeydi. Tabi ki bunu ortadan yok etme şansımız yok ama şöyle bir şey isteriz en azından grip gibi sıradan bir hastalığa dönüşürse herkesi etkilemez. Bu yüzden bence biraz daha sıkı tedbirlere devam etmeliyiz. İlelebet sürecek bir hastalık da değil yani.
BÖYLE BİR FIRSATI ŞAHSIMA VERDİĞİNİZ İÇİN ORHAN BEY ŞAHSINIZDA KALEM MEDYA GRUBU'NA TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYORUM:
Öncelikle böyle bir fırsatı verdiğiniz için şahsınızda Orhan Bey Kalem Medya Grubu'na teşekkürlerimi sunuyorum.
İlk başta sizlerin aracılığınızla memleketime selam söylüyorum. İnsanlarına selam söylüyorum. Tüm Türkiye'yi çok seviyorum.
Biz hekim olarak her zaman insanlarımızın hizmetindeyiz. Burası her zaman onların için açık bir kapıdır. Ben elimden geldiğince insanlara yardımcı olmaya çalışıyorum.
Sağlıkla ilgili ise dediğim gibi şu an Türkiye sağlık alanında güzel bir çağı yaşıyor. Yani yeter ki insanlarımız erken teşhis olsun. Biz o konuda her türlü yardıma hazırız. Yeter ki insanlarımız bilinçli olsun. Gelsinler biz gerekeni her zaman yapmaya hazırız. Duyarlılığınızdan ötürü tekrar teşekkürler. Başarılarınız daim olsun.
DOÇ. DR. AZİZ ARI KİMDİR:
1971 yılında Adıyaman ilimizin Kâhta ilçesine bağlık Tütünocak Köyü'nde doğdum.
Ortaöğretim hayatımın geneli Adıyaman Kâhta'da geçti. Kubilay ilköğretim Okulu'nu bitirdikten sonra ortaokulu Kâhta İmam Hatif Lisesi'nde okudum. 2 yıl Kâhta Lisesi'nde okuduktan sonra 1989–1990 eğitim-öğretim yılında Malatya Lisesi'nde 1 yıl parasız yatılı olarak okudum. 1990 yılı itibariyle de Malatya Lisesi'ni ki o zaman adı Turan Emeksiz Lisesi idi, bitirip, yine aynı sene yapılan üniversiteye giriş sınavında Dicle Üniversitesi'ni kazandım. Buradaki eğitimim 6 yıl sürdü. Mezun olduktan sonra 1997 yılında mesleki atamamın ilk kurasında kendi memleketim olan Kâhta'ya bağlı Damlacık Köyü Sağlık Ocağı'nda çalıştım.
Meslekte kariyerime devam etme kararıyla birlikte 2002 yılında şu an çalışmakta olduğum İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Genel Cerrahi Asistanı olarak 5 yıl çalıştım.
2007 yılında Genel Cerrah Uzmanı olarak atandığım Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde 21 ay görev yaptım. 
2009 yılında Kâhta Devlet Hastanesi'nde yaklaşık olarak 9 ay görev yaptıktan sonra mesleki eğitimimin devamı doğrultusunda şu an görev yaptığım İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne döndüm. Burada yaklaşık 10 yıllık bir çalışma yaparak doçentlik sınavına girdim ve kazandım. 2020 yılının başı itibariyle doçent oldum. Şimdi de görevimin başındayım.
Haber / Röportaj: Orhan KARAKAŞ

Yorumlar (1)
  Osman Karğili :
[22.09.2020 - 00:51]  
Herşey den önce kahta nın bir değeri olarak sizlerden gurur duyuyoruz. İki güzel insan, ve iki kendini işine vermiş ve işinde zirveye ulaşmıştır. Verdiğiniz hizmetlerden dolayı teşekkür eder, başarınızın devamını dilerim. Saygılarımla


Yorum Yapın

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer RÖPORTAJ Haberleri

Başlık Tarih
 
"KAHRAMANLARI ÖDÜLLENDİRMELİYİZ"30 Eylül 2020
SON GÜN 30 EYLÜL21 Eylül 2020
ALTYAPI ÇOK ÖNEMLİ15 Ağustos 2020
"DENGESİZLİK DOĞACAK"25 Temmuz 2020
"AMAÇ BAROLARIN SESİNİ KESMEK"25 Temmuz 2020
"ÜRETİM VE TEKNOLOJİ ÖNEM KAZANDI"22 Temmuz 2020
AŞAMAYACAĞIMIZ BİR ENGEL YOKTUR13 Şubat 2020
"PİŞMAN OLACAĞIM BİR İŞE GİRMEM"06 Şubat 2020
ÖNCE İŞ06 Şubat 2020
EĞİTİME ÖNEM VERMELİYİZ05 Şubat 2020
"DEMOKRASİYE İHTİYAÇ VAR"06 Şubat 2020
"TANITIMDA BAŞARAMADIK"25 Ocak 2020
"KÜLTÜR VE TURİZM OLMALIDIR"25 Ocak 2020
"YANLIŞLARDAN DÖNÜN"05 Şubat 2020
TURİSTİK KÖY ESKİ KÂHTA'DAN BAŞLAYAN...10 Aralık 2019
"2020'DE ERKEN SEÇİM OLABİLİR"14 Kasım 2019
"GEZGİN ORHAN KURAL'I ANLATTI"28 Temmuz 2019
"YAŞARKEN DEĞER BİLİNMELİ"03 Temmuz 2019
Altınşehir'e Lukianos Parkı 14 Temmuz 2018
TÜM DÜNYA BİZİM SEÇİMLE İLGİLENİYOR18 Mayıs 2018
"NEMRUT TURİZMİ CANLANDIRILMALI"22 Şubat 2018
YILANCI: KÂHTA'DA HİZMET HAMLESİ BAŞLATACAĞIM07 Haziran 2018
"BİZ ASLA ETNİK KİMLİK ÜZERİNDEN SİYASET YAPMIYORUZ"15 Ocak 2018
"İL BAŞKANI OLACAKSIN DENİLDİ"05 Aralık 2017
“TÜTÜN KONUSUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN ÇABA VERİYORUZ”04 Aralık 2017
“81 İLDE ÇALIŞMALAR YAPIYORUZ”04 Aralık 2017
TÜTÜN AŞIMIZ EKMEĞİMİZDİR YASAKLAMAYIN20 Ekim 2017
SULU TARIM ŞART27 Haziran 2017
İSMAİL TÜRÜT: ÖMRÜM SİYASETTEN ÇEKTİ10 Aralık 2018
"MÜZİK EVRENSEL DEĞİLDİR"06 Şubat 2020
Özel Atak Lisesi Kurucu Müdürü Mustafa Yılmaz: ATAK'TA 7/24 SAAT EĞİTİM28 Şubat 2017
" Avrupa Birliği Ülkelerin İsteği Doğrultuda Makinelerle Üretim Yapıyoruz"27 Şubat 2017
İstanbul Bahçelievler Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit: İSTANBUL BAHÇELİEVLER YOĞUN GÖÇ ALDI23 Aralık 2016
Halk Müziği Sanatçısı Âşık Gülabi: PARA EMEĞİN ÖNÜNE GEÇMEMELİ04 Temmuz 2018
"DİNLEYİCİNİN ALKIŞI BİZİM GIDAMIZDIR/ SHOW PROGRAMLARI PARA İÇİN ÇOĞALDI"23 Aralık 2016

NEMRUT DAĞI ANIT MEZARI AÇILSIN MI?

AÇILSIN
AÇILMASIN

Sonuçlar
..
KALEMMEDYA VİDEO
KALEM MEDYA | HABERLER | FOTO GALERİ | HABER VİDEO | SAYFALAR | ANASAYFA
CH