KALEM MEDYA
HABERLER
FOTO GALERİ
HABER VİDEO
KÜNYE
SAYFALAR
  GÜNDEM      POLİTİKA      DÜNYA      KENT HABERLERİ      EKONOMİ      EĞİTİM      SAĞLIK      RÖPORTAJ      KÜLTÜR/SANAT      KİTAP      SPOR      YAŞAM   
 
Ana Sayfa > RÖPORTAJ

TURİSTİK KÖY ESKİ KÂHTA'DAN BAŞLAYAN...
10 Aralık 2019
Bu hafta,...
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%
TURİSTİK KÖY ESKİ KÂHTA'DAN BAŞLAYAN REHBERLİKLE MISIR ÇARŞISI'NA VE LOKUM DÜNYASINA UZANDI
Bu hafta, farklı konu ve konukların yer aldığı "Orhan Karakaşla Söyleşiler" dizisine, küçüklüğünde kendi köyü olan Eski Kâhta'da turistlere rehberlik yapan ve şimdi ise İstanbul'da turizm faaliyetlerinin yanı sıra turistlere hitap eden işletmesi olan Orhan Karakaş konuk oldu. Turizm alanında iş yapmaya, farklı kültürden insanlarla tanışmaya öncelik verdiğini belirten Karakaş, hayat hikayesini, turistik köyü Eski Kahta'dan başlayan rehberlikle Mısır Çarşısı ve Lokum Dünyasına uzanan ekmek mücadelesini, İstanbul'u ve fikirlerini Kalem Medya Grubu Genel Yayın Yönetmeni Orhan Karakaş'a anlattı. Sorular ışığında Karakaş şunları söyledi:
KARAKAŞ: ORHAN BEY TURİZM SEKTÖRÜ İLE NE ZAMAN TANIŞTINIZ. VE KISACA O DÖNEMDEKİ HAYAT HİKÂYENİZDEN BİR KESİT ANLATIR MISINIZ?
Ben Adıyaman'ın Kâhta ilçesine bağlı Eski Kâhta Köyü'nde dünyaya geldim.
Eski Kâhta benim için Adıyaman'ın ki herkesin köyü kendine güzeldir, dünyanın sekizinci harikası olarak tanımlanan Nemrut Dağı'nın güzergâhında olması hasebiyle apayrı bir önem taşımaktadır. Yıllarımız köyümüzde geçti. Toprağında oynayarak, toprağında okuyarak.
Turizm sektörü ile nasıl ne zaman başladığıma dair şunu söyleyebilirim.
Alman Arkeolog Prof. Karl Dörner Nemrut'ta çalışmalar yaparken köyümüz olan Eski Kâhta'da bir toprak ev yapıyor. Sonra bu ev pansiyona dönüştürülüyor. Ve bu süreç itibariyle Adıyaman'ın turistik açıdan gözbebeği Eski Kâhta idi. Turistler köyümüze gelir, oradan da Katırlarla Nemrut Dağı'na tur yaparlardı. Ben de o yıllarda yani ilkokulu okuduğum dönemde turistlere eşlik ederek rehberlik yapmaya çalışırdım. Babam da öyleydi. Anneme Sultan ana derlerdi. Ekmeğini yemeyen yoktu. Yani o kadar turist vardı ki köyümüz çok canlı ve hareketliydi. Bu durumun bizlere ekonomik katkısı da oluyordu. Naylon leğene buz koyar içerisinde kola satardık. Turizm ile tanışma hayatım böyle başladı.
KARAKAŞ: KÖYÜNÜZÜN SAHİP OLDUĞU TARİHİ KALINTILAR VE YAPILAR AÇISINDAN TURİSTİK BİR DEĞERE SAHİP OLDUĞUNU BELİRTTİNİZ.  BU NOKTADA HAK ETTİĞİ YERDE Mİ? TURİZM POTANSİYELİ EKONOMİK POTANSİYEL SAĞLADI MI? ADIYAMAN TURİZMİ İÇİN NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?
Köyümüz yukarıda da ifade ettiğim gibi sahip olduğu tarihi yapılar açısından turistik bir köydür. Ancak maalesef bu noktada hak ettiği noktada değildir. Ben kendi adıma söyleyeyim turistik olması hiçbir şey kazandırmadı. Niye kazandırmadı? Bir örnek vereyim. Şimdi ben İstanbul'dan Sapanca'ya tur yapıyorum. Kıyaslıyorum bizim oralarla, gelen giden turistleri bakıyorum, ya da turizm potansiyeline bize hiçbir faydası olmamış. Düşünün yıllar öncesinin potansiyeli bugün Köyümüzde yoktur. Bugünün Nemrut Dağı turlarına baktığımızda köyümüzden pas geçiliyor. Oysa ki köyümüzde Eski Kahta Kalesi var. Görülmeye değer. Gezmeye değer. Bunun dışında doğası harikadır. Ne yazık ki aradan geçen zamanla sahipsiz kalmıştır. Her zaman diyorum, Adıyaman ilimiz Nemrut Dağı ile sınırlı değildir. Neden eski Kâhta Kalesi bir turizm bölgesi olmasın. Cendere Köprüsü, Arsemia, Besni Ören yeri, Gerger Kalesi, Pere Artik Kenti ve daha çok sayabileceğimiz zenginliğimiz var. Tüm bunları paket turlar olarak değerlendirebiliriz. Ve bölge insanı bu potansiyelden ciddi manada ekonomik katkı görür. Adıyaman sahip olduğu turizm değerleri açısından çok zengindir. Bu zenginliği harekete geçirmek durumundayız. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Adıyaman Valiliği ve Kaymakamlıklar bu doğrultuda projeler hazırlamalıdırlar. Bu projeleri vakit kaybetmeden hayata geçirmelidirler. Bölgemizin turizmini canlı tutmalıdırlar. Sahiplenmelidirler.
Düşünemiyorum, Nemrut başka bir ilde olsa çok farklı bir noktada olurdu. Tanıtımıyla, sunduğu ekonomik katkısıyla çok farklı bir yerde olurdu. Kaç kez tekrar ettik, Nemrut Dağı'na teleferik yapılsın diye. Sizler Kalem Medya olarak defalarca manşetten verdiniz. Memleketin turizmine sahiplendiğiniz için de sizlere teşekkür ediyorum. Ne üzücüdür ki bu taleplerimiz dikkate alınmıyor.
KARAKAŞ: İSTANBUL'A NE ZAMAN GELDİNİZ? İLK OLARAK HANGİ İŞTE ÇALIŞTINIZ? ÇALIŞMA HAYATINIZ NASIL GEÇİYOR?
İstanbul hikâyem şöyle başladı. 2007 yılı itibariyle temelli olarak İstanbul'a yerleştim. Daha önceleri de gidiş gelişlerim oluyordu. İstanbul'a ilk geldiğimde dayımın fırınında çalışmaya başladım. Sonra bir vesileyle Adıyamanlı bir hemşerimizle tanıştım. Hemşerimiz Mısır Çarşısı'nda çalıyordu. İş üzerine konuştuk, yabancı dilimin iyi olduğunu söyledim. Bu yönde özellikle turizm içerikli bir iş bulmasını rica ettim. Bana iki gün bekle dedi. İki gün sonra bana haber verdi ve gittim. İşe çok da arzu ettiğim turizm ile iç içe olan Mısır Çarşısı'nda başladım. İki yüz elli lira haftalık ile işe başladım.
KARAKAŞ: MISIR ÇARŞISI İSTANBUL İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR YERDİR. İSTANBUL'A GELEN YERLİ YABANCI HERKESİN MUTLAKA UĞRADIĞI TARİHİ BİR ÇARŞIDIR. SİZ BURADA ÇALIŞTINIZ. BİZLERE MISIR ÇARŞISI SİZİN BAKIŞINIZLA NE ÖNEM TAŞIYOR? KISACA ANLATIR MISINIZ?
Mısır Çarşısı benim gözümde bir üniversitedir. Çünkü her ülkeden insanlar geliyor. Ve her dili konuşabiliyorsunuz. Farklı kültürlerin, farklı medeniyetlerin insanları ile tanışıyorsunuz. Hatta bilmediğiniz dilleri de orada öğrenebiliyorsunuz. Eğer kabiliyetin varsa çabuk dil öğrenebiliyorsunuz. Şimdi çok fazla bilgisi olmayan, okumayan bir insanı götürün Mısır Çarşısı'na hemen bir şeyleri kavrıyor ve farklı dilleri öğreniyor. O yüzden benim nazarımda Mısır Çarşısı üniversiteden farksızdır. Böyle bir potansiyele sahiptir. Her dakika yabancı insanlarla muhatap oluyorsun. Beyin sürekli şarj ediyor yabancı kelimeleri yabancı şeyleri alıyorsunuz. Kültür alışverişi oluyor. Bir zenginliktir. Günü geldi, buradan ayrıldım. Biraz da istemeyerek oldu.
KARAKAŞ: SAKINCASI YOKSA ANLATIR MISINIZ? ÇOK ÖNEMSEDİĞİNİZ VE SEVEREK İŞİNİZİ YAPTIĞINIZ MISIR ÇARŞISI'NI NEDEN BIRAKTINIZ?
Mısır Çarşısı'nda neden çıktım? Yâda Mısır Çarşısı'ndaki işimi neden bıraktım. Biraz önce söyledim biraz da istemeyerek oldu. Şunu yaşadım. Mısır Çarşısı'nda yabancı işçiler, personeller, elemanlar işe alınmaya başlandı. Mesela Suriyeliler, Mısırlılar vesaire. Ben buna çok karşıyım. Benim ülkemdeki turistik bir yerde öncelikli olarak kendi insanımıza iş vermeliyiz. Bunu ilke edinmeliyiz. Yabancıya çok zaruri ihtiyaç duyulduğunda olabilir. Çünkü yabancı birinin yapacağı her yanlış bize mal olur. Ayrıca istihdamsa kendi insanımız öncelikli olmalıdır.
KARAKAŞ: DERKEN ZAMAN ALDI SİZİ KENDİ İŞİNİZİ KURMAYA GETİRDİ. ŞİMDİ YAPTIĞINIZ İŞ NEDİR? YERİNİZİ VE İŞ POTANSİYELİNİZİ ANLATIR MISINIZ?
Sizin de ifade ettiğiniz gibi derken tecrübe ve zaman bizi kendi işimizi kurmaya getirdi. Şu sıralar Nuruosmaniye'deyiz. Burası Çemberlitaş semtine bağlıdır. Adını Nuruosmaniye Camii'nde alıyor. Esasen burası da artık bir semt sayılır. Tarihi Kapalı Çarşısı'nın da girişi sayılır. İstanbul'un Avrupa Yakası'nda bulunan Fatih ilçesinin sınırları içerisindedir.
Burada turistlere hitap eden bir dükkân açtık. Rabbim kısmet etti. Beş yıldır buradayım. Buradaki sirkülasyon kapalı çarşı gibi. Canlı ve hareketli bir noktadır.
Lokum Dünyası adıyla artık marka olmuş bir işyerimiz var. Hedefimiz şubeleşmektir. İstanbul'un değişik semtlerinde ve yabancı ülkelerde şubeler açmaktır.
Dünyanın her yerinden müşterilerimiz var. Özellikle Katar'dan, Dubai'den, Güney Afrika'dan, Amerika'dan, Rusya'dan, Almanya'dan, İsveç'ten her yerden var. Ve müşterilerimle sürekli irtibat halindeyim. İletişimi daimi kılıyorum. Ülkelerine gitseler dahi iletişimimiz devam ediyor. Bizde alış veriş yapanlar memnuniyetle müşteri gönderiyorlar ki bu durum da bizim için gurur vesilesi olmaktadır. Amaç sadece para kazanmak değildir. Kültür zenginliği de önemlidir.
Konseptimiz de neler var. Mesela Adıyaman'da belki de kimsenin bilmediği Nemrut Dağı'nda olan şifalı otları, bunun içerisinde en fazla da çay var. Bu otları satıyoruz. Osmanlı çayı, Yeşil çay, Hürrem sultan çayı, Ada çayı, Stres çayı ve Zayıflama çayı var. Nar, Elma, Zencefil, Yasemin var. Daha sayamadığım pek çok çay çeşidi var.  Bunun yanında bütün çerez çeşitleri var. Şekerli ve şekersiz çeşitleri olmak üzere kuru meyveler var. Ananas, Mango ve çilek vb. Adıyaman'dan Osman Çetinkaya kardeşimizin ürünü olan Nar suyu da satışlarımız arasındadır. Memleketimize bir faydamız olsun diye tanıtıyoruz. Lokum çeşitlerimiz var. Fincan, Bardak çeşitleri var. Et baharatı, Tavuk baharatı var. Bütün baharat çeşitleri mevcuttur. Sabun ve vücut yağları da mevcuttur. Herkese hitap eden çok zengin ürün çeşitleriyle hizmet veriyoruz.
KARAKAŞ: SATIŞLARINIZDA HANGİ ÜLKELER DAHA ÇOK NELERİ TERCİH EDİYORLAR?
Mesela Araplar en çok baharatları tercih ediyorlar. Avrupalı daha çok çaya meraklı oluyor. Kendi ülkelerinde olmayan çayları burada bulduklarında hemen hediye olarak alıp gönderiyorlar. Lokumu da daha çok Araplara satıyoruz. Avrupa insanı da alıyor. Müşteri içeri girdiğinde ürün çeşidimiz o kadar zengin ki bir ürün alacağım diyor ama bütün ürünlerden alıp çıkıyorlar. Müşteri memnuniyeti geri dönüşlerle teyit edildiğinde mutlu oluyoruz.
KARAKAŞ: SÖYLEYİŞİMİZİ İSTANBUL İLE BİTİRMEK İSTERİM. İSTANBUL'U NASIL ANLATIRSINIZ? TURİZMİ VE TURİSTİK YAPISIYLA İLGİLİ MESAJINIZ NE OLUR?
İstanbul benim gözümde bir dünya şehridir. Kültürüyle, sahip olduğu tarihi yerleriyle ve konumuyla eşi benzeri olmayan bir kenttir. Turistlerin uğrak yeridir. Binlerce yıl geçmişi olan bu tarihi kentimizin değerini her zaman bilmeliyiz. Bu değeri iyi tanıtmalıyız. İstanbul’un tarihini ve kültürünü, mimarisinde görülebilmekteyiz. Aslında İstanbul, Türkiye'nin turizmi açısından önemli bir değere sahiptir.
Dolayısıyla bu değerin farkında olmalıyız tüm Türkiye olarak. Turistlere misafirperverlikte eksiğimiz olmamalıdır. Çünkü turizm en büyük bir gelir kaynağımızdır. Turizm bacasız fabrikadır. O halde bu bacayı daha da zirveye taşımalıyız. Çoğu yurt insanımız buradan ekmek yiyor. Kaliteyi daima yüksek tutmamız gerekiyor. Tarih, tatil, toplantı ve dini ziyaretler için İstanbul’a gelenlere İstanbul'a yakışır biçimde değer verelim.
Röportaj: Orhan KARAKAŞ



Yorum Yapın

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer RÖPORTAJ Haberleri

Başlık Tarih
 
"DENGESİZLİK DOĞACAK"25 Temmuz 2020
"AMAÇ BAROLARIN SESİNİ KESMEK"25 Temmuz 2020
"ÜRETİM VE TEKNOLOJİ ÖNEM KAZANDI"22 Temmuz 2020
AŞAMAYACAĞIMIZ BİR ENGEL YOKTUR13 Şubat 2020
"PİŞMAN OLACAĞIM BİR İŞE GİRMEM"06 Şubat 2020
ÖNCE İŞ06 Şubat 2020
EĞİTİME ÖNEM VERMELİYİZ05 Şubat 2020
"DEMOKRASİYE İHTİYAÇ VAR"06 Şubat 2020
"TANITIMDA BAŞARAMADIK"25 Ocak 2020
"KÜLTÜR VE TURİZM OLMALIDIR"25 Ocak 2020
"YANLIŞLARDAN DÖNÜN"05 Şubat 2020
"2020'DE ERKEN SEÇİM OLABİLİR"14 Kasım 2019
"GEZGİN ORHAN KURAL'I ANLATTI"28 Temmuz 2019
"YAŞARKEN DEĞER BİLİNMELİ"03 Temmuz 2019
Altınşehir'e Lukianos Parkı 14 Temmuz 2018
TÜM DÜNYA BİZİM SEÇİMLE İLGİLENİYOR18 Mayıs 2018
"NEMRUT TURİZMİ CANLANDIRILMALI"22 Şubat 2018
YILANCI: KÂHTA'DA HİZMET HAMLESİ BAŞLATACAĞIM07 Haziran 2018
"BİZ ASLA ETNİK KİMLİK ÜZERİNDEN SİYASET YAPMIYORUZ"15 Ocak 2018
"İL BAŞKANI OLACAKSIN DENİLDİ"05 Aralık 2017
“TÜTÜN KONUSUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN ÇABA VERİYORUZ”04 Aralık 2017
“81 İLDE ÇALIŞMALAR YAPIYORUZ”04 Aralık 2017
TÜTÜN AŞIMIZ EKMEĞİMİZDİR YASAKLAMAYIN20 Ekim 2017
SULU TARIM ŞART27 Haziran 2017
İSMAİL TÜRÜT: ÖMRÜM SİYASETTEN ÇEKTİ10 Aralık 2018
"MÜZİK EVRENSEL DEĞİLDİR"06 Şubat 2020
Özel Atak Lisesi Kurucu Müdürü Mustafa Yılmaz: ATAK'TA 7/24 SAAT EĞİTİM28 Şubat 2017
" Avrupa Birliği Ülkelerin İsteği Doğrultuda Makinelerle Üretim Yapıyoruz"27 Şubat 2017
İstanbul Bahçelievler Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit: İSTANBUL BAHÇELİEVLER YOĞUN GÖÇ ALDI23 Aralık 2016
Halk Müziği Sanatçısı Âşık Gülabi: PARA EMEĞİN ÖNÜNE GEÇMEMELİ04 Temmuz 2018
"DİNLEYİCİNİN ALKIŞI BİZİM GIDAMIZDIR/ SHOW PROGRAMLARI PARA İÇİN ÇOĞALDI"23 Aralık 2016

NEMRUT DAĞI ANIT MEZARI AÇILSIN MI?

AÇILSIN
AÇILMASIN

Sonuçlar
..
KALEMMEDYA VİDEO
KALEM MEDYA | HABERLER | FOTO GALERİ | HABER VİDEO | SAYFALAR | ANASAYFA
CH