ANASAYFA
HABER VİDEO
KALEMMEDYA
FOTO GALERİ
HABERLER
KÜNYE
  GÜNDEM      POLİTİKA      DÜNYA      EKONOMİ      EĞİTİM      SAĞLIK      RÖPORTAJ      YAŞAM      CİNE/MAGAZİN      SANAT      KİTAP      MUTFAK      SPOR   
 
Ana Sayfa > Site Yazarları

Mustafa YILMAZ -
Akdeniz’de Enerji Denklemi
16 Kasım 2019

Akdeniz’deki son gelişmeler 'enerji denklemi' çerçevesinde değerlendirilebilir mi? 2009’da Doğu Akdeniz’de doğal gaz rezervlerinin ilk keşfi yapıldığında bölgedeki enerji kaynaklarının bölge ülkeleri arasındaki siyasi sorunları çözmek konusunda bölge ülkelerini rahatlatılmasına ve bu yönde düşünülmesine yol açtı. Özellikle, ABD’nin Obama yönetimi bu düşünce ile hareket etmekte ve Kıbrıs meselesinin çözümünde de Akdeniz’de bulunan gaz rezervlerinin kolaylaştırıcı bir etken olacağına inanmaktaydı. Bu inancın oluşmasını sağlayan bu düşünce ise : gaz çıkaran ülkeler iç-tüketim fazlasını doğal olarak satmak zorundaydı ve  Avrupa pazarı da hem coğrafi yakınlığı hem de enerji çeşitlendirme ihtiyacı nedeniyle bu iş için mantıklı görünüyordu. Bu  pazara ise ticaret barışını savunan Türkiye üzerinden ulaşmak mümkündü ve ABD’de Obama yönetimi Avrupa’nın Rusya’ya bağımlılığını azaltmak için tüm bu paketi destekliyordu. Hatta yine o günlerde Kıbrıs adası çevresindeki bloklarda var olan gaz rezervlerinin Kıbrıs sorununun siyasi çözümünde taraflar arası kolaylaştırıcı olacağı fikri ortaya atıldı.
Ancak, 2009’da bir ekonomik enerji oyunu paketinde sunulan Doğu Akdeniz gaz rezervleri meselesinin zaman içerisinde ekonomik oyun hattından kaymaya başladı. Zaten o günden bugüne farklı gaz anlaşmaları imzalansa ve farklı jeopolitik gaz koalisyonları kurulsa da 2009’dan beri gazını satmak için kapı kapı dolaşan İsrail bile henüz somut bir ekonomik kazanç sağlayabilmiş değil. İsrail, Doğu Akdeniz’de özellikle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) sağladığı çerçeve üzerinden ekonomik kazançtan ziyade donanma kabiliyetlerini geliştirmeye çalışıyor izlenimi veriyor. İsrail’in bu genel tutumu Akdeniz’deki jeoekonomik oyunun jeopolitik oyuna paralel olarak değiştiği savımızla uyumlu.
Akdeniz’deki jeopolitik denklem bölgeye Rusya Federasyonu’nun 2015 tarihinden itibaren gelişiyle tamamen değişti. Moskova’nın anılan tarihten sonra Suriye üzerinden Doğu Akdeniz’de belirli bir alanı askeri kapasitesiyle rakiplerinin erişimine kapatması üzerine, Trump yönetimi, ABD’nin jeopolitik açıdan Akdeniz’e geri dönüşünün bir zorunluluk olduğu sonucuna vardı. Haziran 2019’da, ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun Akdeniz’i Washington için yeni bir stratejik cephe olarak ilan etmesi de bu bağlamda bir tesadüf değildi. Trump yönetimi, Akdeniz’e geri dönüşü iki aşamalı olarak karar verdi.
Birinci aşamada, ABD Akdeniz’de var olan donanmasının gücünü artırmak suretiyle deniz sahasındaki askeri varlığını ve dolayısıyla görünürlüğünü ciddi şekilde artırdı. İkinci aşamada ise, GKRY, Yunanistan, İsrail ve Mısır’dan oluşan yeni bir dörtlü ittifakı doğal gaz alanında oluşturdu. İlk aşamanın göze batmaması  için ikinci aşamadaki enerji oyunu faydalı bir kılıf işlevi de görmekteydi.
GKRY ve Yunanistan için ise bu bir fırsatı ifade ediyordu. Böylece GKRY, 2003 senesinden itibaren sürdürdüğü adanın doğal kaynaklarının paylaşımından KKTC’yi dışlayarak Kıbrıs Türk toplumu üzerindeki ekonomik ve siyasi baskıyı artırma politikasını bir adım daha ileri götürme fırsatı yakaladığını düşünebilecekti. Bilindiği üzere Kıbrıs adası etrafında bulunan doğal kaynaklar üzerinde eşit hakka sahip KKTC’nin meşru haklarından mahrum edilmesi tam olarak 2003 senesinde GKRY’nin tek taraflı MEB ilan etmesi ve buraya uluslararası firmaları çağırmasıyla başlamıştı. Uluslararası hukuka göre son derece sorunlu bu adımlara farklı jeopolitik nedenlerle İsrail, Mısır ve ABD’den, nihayetinde de AB’den destek bulmak elbette GKRY için  cesaretlendirici bir etki yaratıyor.
Aslında Türkiye ve KKTC’nin açıkça, Rusya’nın örtülü olarak dışlandığı bu enerji projeleri (örneğin East-Med) a)- ekonomik ve siyasi maliyeti çok yüksek, b)- jeopolitik riskler nedeniyle geleceği belirsiz ve c)- Türkiye ve KKTC’nin haklarını yok saydığı için gayri-hukukidir. Tüm bu nedenlerle de Doğu Akdeniz’deki oyun saf bir ekonomik enerji oyunu olsaydı kâr-zarar/ fırsat-risk hesaplarındaki zarar-risk hanesinin ağırlığı nedeniyle yapılabilir bulunamazdı. Üstelik Türkiye ve KKTC’nin haklarının göz ardı edilmesi üzerine odaklı bu projeler bölgesel ticaretin olmazsa olmazlarından biri olan istikrara katkı sağlamak bir yana kaynak çıkarımı ve ticaretini bölgede istikrarsızlık üretmenin bir aracı haline getiriyorlar. Kimi odaklarca zikredilen olası rezervlerle ilgili rakamlar çok büyük olsa da henüz kanıtlanmış rezerv miktarları ve ticaret hacmi bu tür bir sıfır toplamlı oyun dayatmaktan çok uzak. Tüm bu gerçekler bize, enerji oyunu kisvesi altında rakibi kıymetli alanlardan dışlamaya yönelik bir jeopolitik oyunun ABD tarafından (kimileri için de Rusya tarafından) bölgeye dayatıldığını ve başta GKRY ve İsrail olmak üzere çeşitli aktörlerce bir fırsat olarak çıkarcı bir biçimde satın alındığını düşündürtüyor.

Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


Mustafa YILMAZ Diğer Yazıları

22 Ocak 2020 - BERLİN KONFERANSI
01 Ocak 2020 - YENİ BİR PERSPEKTİF
28 Temmuz 2019 - YENİ DÜZENDE VAR OLABİLMEK…
03 Mayıs 2019 - TÜRKİYE İTTİFAKI
15 Nisan 2019 - Batı’nın Sözde Medeniyeti
29 Mart 2019 - TÜRKİYE-AVRUPA BİRLİĞİ SÜRECİ
07 Şubat 2019 - MODERN DARBE GİRŞİMİ “VENEZUELA”
05 Aralık 2018 - RUSYA’NIN ORTADOĞU POLİTİKASI
25 Ekim 2018 - BOP (Büyük Ortadoğu Projesi)
29 Eylül 2018 - BİZİM BEYİNLERE İHTİYACIMIZ YOK
07 Eylül 2018 - SİLAH ZORUYLA YAPAMADIKLARI
18 Ağustos 2018 - SON OYUN: EKONOMİK SAVAŞ
05 Ağustos 2018 - ABD VE TÜRKİYE İLİŞKİSİNİN BAŞLANGICI
14 Temmuz 2018 - YENİ DÖNEM
02 Temmuz 2018 - YENİ MECLİSTE MİLLETVEKİLLİĞİ
12 Haziran 2018 - 24 HAZİRAN EŞİĞİ
30 Mayıs 2018 - BİZE NE OLDU?
20 Mayıs 2018 - YENİ TÜRKİYE
09 Mayıs 2018 - BATININ ALGI YÖNETİMİ
12 Nisan 2018 - KÜRESELLEŞME
06 Mart 2018 - ORTADOĞU DENKLEMİNE GERÇEK BİR BAKIŞ
09 Şubat 2018 - MERKEZ ÜLKE TÜRKİYE: MİLLİ GÜVENLİK
30 Ocak 2018 - BATININ TÜRKİYE ALGISI; MERKEZ ÜLKE
02 Ocak 2011 - FIRAT’IN DOĞUSU
NEMRUT DAĞI ANIT MEZARI AÇILSIN MI?

AÇILSIN
AÇILMASIN

Sonuçlar
Foto Galeri
En Çok Okunan
En Çok Yorumlanan
..
KALEMMEDYA VİDEO
KALEMMEDYA VİDEO
Warning: getimagesize(http://www.kalemmedya.com/images/videos/Babam ?iiri.jpg): failed to open stream: HTTP request failed! HTTP/1.1 400 Bad Request in /home/kalemmed/public_html/modules/common/modulvideogaleri.php on line 0
ANASAYFA | KALEMMEDYA
CH