KALEM MEDYA
HABERLER
FOTO GALERİ
HABER VİDEO
KÜNYE
SAYFALAR
  GÜNDEM      POLİTİKA      DÜNYA      KENT HABERLERİ      EKONOMİ      EĞİTİM      SAĞLIK      RÖPORTAJ      KÜLTÜR/SANAT      KİTAP      SPOR      YAŞAM   
 
Ana Sayfa > Site Yazarları

Süleyman BELEDİOĞLU -
ENTER’LANAN YAŞAMLAR
01 Mart 2020

Eskiden askere gitmeyen delikanlıları adamdan saymaz ve ham biri olarak görürlermiş.
Neden? Çünkü çocuk sosyal yaşamın sorunları ile yalnız başına uğraşmayı, kurallara uymayı, karşılaştığı problemlere çözüm bulmayı askerde öğrenirmiş.
Çocuk adeta sosyalleşmesini askerde tamamlar ve mahallesine bambaşka biri olarak dönermiş.
Ancak şimdi, gençler askere gitmeden önce büyük ölçüde sosyalleşme aşamasını kat ederek, gelişimlerini daha ileri düzeye taşıyabilmektedirler.
Günümüzdeki gençler, eski dönemdeki gençlerin, bir saatte yaşadığını bir saniyede yaşayarak, sosyalleşme hızlarını %3.600 kata çıkarmış bulunmaktadırlar.
Bunda kötü kullanılmayan, doğru zamanlarda ve yeterli sürelerde kullanılan Facebook ve Twitter gibi sosyal medyanın da oldukça çok katkılarının bulunduğunu düşünmek de gerekir.
Sosyal medyanın, öğrencilerin ufkunu açmak ve onları küçük sulardan okyanusa taşımak gibi bir rolü olsa da, sadece bunu kullanarak ortaya çıkan, teknolojik sosyalleşme, gerçek bir sosyalleşmesi için asla yeterli olamamaktadır.
Sosyal medyadan başını kaldırıp, gerçek yaşamın içine giren gençler, hayatta karşılaştıkları sorunları enter’layamadıkları için o sorun ve o sorunun çözümü ile baş başa kalmaktadırlar.
Sosyal yaşamdaki sorunlar daima sürekli ve iki uçlu bir problem olma özelliğini korur.
Teknolojik ortamlarda sosyalleşen gençler, bir süre sonra insan ilişkilerinde zorluklar yaşamaya ve insanlarla doğru ve yerinde iletişimler kuramamaya başlar. Bu süreç onu daha çok sosyal medyaya yönlendirirken, gerçek sosyal ortamdakilerin kendisini anlamadığını ve gerçek yaşamdaki ilişkilerin aptalca yapılan ısrarlarla dolu olduğunu düşünmeye başlar.
Gitgide kendi içine, kendi odasına, hatta kendi odasında da sadece bilgisayar masasına sıkışan bir sanal yaşama hapseder kendini gençler.
Gencin gerçek yaşamın içindeki sosyal ortamdan çekilmesi ile birlikte ortaya çıkan sosyalleşme sorunu çok kısa bir süre sonra sosyal kaygı yaşamaya başlamasına yol açacaktır.
Sosyal kaygı, kişinin sosyal hayata dahil olmak istemesi ancak bu konuda beceriksizlikler yaşayacağını düşünmesinden dolayı da korkuya kapılıp vazgeçmesi gibi gel-gitler yaşamasına yol açacaktır.
Yaşamını bilgisayar masasının bir metre karelik alanına hapsetmiş olanlar, sosyal çevresindeki insanların kendisi hakkında ne düşündüğünü sürekli merak ederler ve hep reddedilme, beğenilmeme korkusu yaşarlar. Topluma girdiklerinde, aptalca konuşmak ve salak gibi davranmakta oldukları hissine kapılırlar.
Kendi davranışlarından utanırlar, danışmaktan kaçınırlar, durduk yere terlerler, değerlendirilme korkusu yaşarlar, sık sık dilleri sürçer, sanal ortam dışında yeni biri ile tanışmaktan kaçınırlar, konuşurken göz temasında bulunmazlar, sürekli savunma halindedirler, dikkatleri iyi değildir.
Bunlar sosyal yaşam eksikliği nedeniyle ortaya çıkan sosyal kaygının bazı sonuçları.
Bir de bu sonuçların yol açtığı ekonomik, sosyal ve kariyer alanında ortaya çıkan kayıpları göz önüne alacak olursak, aslında sosyal yaşamı enter’lamanın, yaşamın ta kendisini enter’lamaktan başka bir şey olmadığı gerçeği ortaya çıkar.
Bu sorunlar sadece bilgisayarın başında günde on saat geçiren ve sanal alemde yaşayan birinde görülmez.
Bir insan düşünün ki, evinden hiç çıkmadan sadece kitap okuyor. Uyanık olduğu 16 saatin 14 saatini kitap okuyarak geçiriyor ve kimseyle iletişim kurmuyor.
Böyle bir insan ile bilgisayara hapsolmuş bir insanın sosyal yaşamda hissedecekleri ve yaşayacakları aynı şeydir.
Kitap okusak da bilgisayarda sosyal medyada gezinsek de, dönüp gerçek hayatın içine dahil olmak zorundayız. Bu nedenle hobilerimizi, çalışmalarımızı, ilgi ve yeteneklerimizi yaşamayı gerçek yaşamın içine dengeli bir şekilde dağıtmak zorundayız.
Bize zarar veren şeylerin sadece yaşamımızdaki aşırılıklarımız olduğunu unutmamanız dileği ile.
Hoşça kalınız.

Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


Süleyman BELEDİOĞLU Diğer Yazıları

22 Temmuz 2020 - Beynimiz Bilgi İle Nefes Alır Düşünce İle Nefes Verir
05 Şubat 2020 - SÜPER ÖZGÜVEN
01 Ocak 2020 - BEYNİMİZDEKİ KAPI DUYGUSAL HAFIZA
16 Kasım 2019 - ETKİLİ AKILDA TUTMA YÖNTEMLERİ
17 Temmuz 2019 - ​DERSTE ZAMAN ZAMAN KOPMA YAŞAMAK
04 Temmuz 2019 - ÖĞRENME PROGRAMI YAPMAK
20 Mayıs 2019 - SINAV REKABETİNDE ÖNE GEÇMEK
21 Nisan 2019 - İNTERNET BAĞIMLISI ÇOCUKLAR İÇİN NE YAPMALISINIZ?
27 Mart 2019 - ÖNCE HIZ MI? YOKSA ÖNCE DOĞRU ÇÖZÜM MÜ ÖNEMLİ? “İLK GETİRENE BEŞ YILDIZ VAR!”
07 Şubat 2019 - KEŞFEDİCİ PROBLEM ÇÖZÜMÜ
17 Aralık 2018 - KAPLUMBAĞALAR KİTAP OKUMAZ
05 Aralık 2018 - YETENEKLİ OLMAYI BAŞARMAK
08 Ekim 2018 - SINAV KORKUSU MU DERS KORKUSU MU?
29 Eylül 2018 - DİKKAT EKSİKLİĞİ OLAN ÖĞRENCİ NASIL ÇALIŞMALI?
07 Eylül 2018 - ASIL SEN BAŞARISIZSIN
18 Ağustos 2018 - ÖĞRENCİYE BAKIŞ AÇIMIZ
05 Ağustos 2018 - TERCİHLER DAHA ÖNEMLİ
16 Temmuz 2018 - AİLELERİN REKABETİ
02 Temmuz 2018 - SON 7 GÜN BUNLARI YAPINIZ
31 Mayıs 2018 - Masa Sendromu
20 Mayıs 2018 - BEYNİMİZDEKİ KAPI DUYGUSAL HAFIZA
09 Mayıs 2018 - Kural Tanımayan Çocuk
18 Nisan 2018 - ÖĞRENCİYİ ÖDÜLE DOYURMAK
03 Nisan 2018 - ÇOKLU ZEKA
30 Ocak 2018 - DÜŞÜNCENİN GÜCÜ
06 Nisan 2017 - ÇOCUĞUNUZUN BAŞARISI İÇİN NELER YAPMALISINIZ?
24 Mart 2017 - HEDEF HİYERARŞİSİ
14 Şubat 2017 - LYS’YE NASIL ÇALIŞMALISINIZ?
18 Ocak 2017 - Sorunlarla BAŞA ÇIKMA STRATEJİLERİ
31 Aralık 2016 - ÖĞRENCİLİK ÖZGÜVENİ
22 Aralık 2016 - DİKKAT SORUNU İLE NASIL BAŞA ÇIKABİLİRİZ?
02 Ocak 2011 - EGO STRESİ
NEMRUT DAĞI ANIT MEZARI AÇILSIN MI?

AÇILSIN
AÇILMASIN

Sonuçlar
..
KALEMMEDYA VİDEO
KALEM MEDYA | HABERLER | FOTO GALERİ | HABER VİDEO | SAYFALAR | ANASAYFA
CH