ANASAYFA
HABER VİDEO
KALEMMEDYA
FOTO GALERİ
HABERLER
KÜNYE
  GÜNDEM      POLİTİKA      DÜNYA      EKONOMİ      EĞİTİM      SAĞLIK      RÖPORTAJ      YAŞAM      CİNE/MAGAZİN      SANAT      KİTAP      MUTFAK      SPOR   
 
Ana Sayfa > Site Yazarları

Yaşar HAMURCU -
İKİ YIL VE…
27 Şubat 2019

Yıl Bin dokuz yüz doksan dört günlerden Cumartesi veya Pazar. Hava sıcak mı ? Sıcak.
Denizin esintisi vuruyor yüzümüze. Mutluyum ve mutluyuz.
Nerede olduğumuzu yazmayı unuttum. Kız Kalesi denilen meşhur yerdeyiz.
Az ileride mi? Akkum.
Güneydoğulu olarak ilk defa ailem ile birlikte denize gittik. Neye mi? Denizin muhteşem sağlıklı suyunu hissetmeye.
Uzmanlar denizin tuzlu suyu vücuda iyi gelir dediklerini duymuştum.
Bu söylemin doğruluğunu kendi vücudumda ikinci yıl Akkum'a giderek öğrenmiş oldum.
Akkum öylesine hoşumuza gitmişti ki her yıl, Apti Bey'in Pansiyonu'nu tercih eder olmuştuk.
İkinci yıl, bize yöreyi tanıma imkanı da sağladı.
Apti Bey ve eşi Havana'nın çocukları Hakan ve Ali, oğlum İlker'in can-ciğer arkadaşı oldukları için, bize de saygıda kusur etmezlerdi.
Bu insanlarla iki yıldan sonra, can-ciğer kuzu sarması olduk. İyi ki de dostluğumuz başlamıştı.
Yörenin tarihi ve turistik yerlerini görmemize yardımcı oldular.
Yöredeki Cennet-Cehennem Mağaraları, Alman Köprüsü ve Kanlı Divane gördüğümüz yerler arasındadır.
Yörük ayranı, sıkma ve yöresel meyveler tat olarak, Mersin'e ve deniz sahilindeki diğer beldelere ekonomik olarak katkı sunuyordu…
İki bin on sekiz yılının Kasım'ın da iki yıl önce söz verdiğimiz Apti Bey'e gidiş için, Vali Konağı'nın oradan Adıyaman'ın köklü seyahat firmalarından Adıyaman Ünal'la, Mersin'e sabahın saat 09.15'inde hareket ettik. Hedef Narlıkuyu'nun, Akkum'uydu…
Otobüsü beklerken, iki güzel insan olan Zeynal Bey ve eşi Hanımefendiyle sohbet ettik.
Bu sohbet koyulaşmışken, yakınımız olan Hatice yeğenimiz, eşi Mehmet ve Mehmet'in Diyarbakır'da öğretmen olan kız kardeşi ve annesiyle tanıştık…
Teknolojinin ileri gittiği 2018 yılının Kasım ayında, insanlar sohbet etmiyor. Neden mi? Cep'ten dolayı.
Cep telefonu illeti, sonsuz bir iletişim aracı olabilir ama bireyselliğin anası olduğu için, sohbetin düşmanıdır.
Uzaktan nasılsınız demek! Yüz, yüze görüşmeyi öldürdü. Fakat : İleri de ışınlanmakla onu uzaktan yaşayacağız…
Tatile geç gitmemizin sebebi, sakin bir zaman olan bu ayların insanı dinlendirdiğini bildiğimiz içindir.
Aslına bakarsanız kırkından sonra, insanlar inzivaya çekilmek isterler. İsterler ama ülkemizde bunu emekli! Olduktan sonra, yok-yok. Kara toprakla tanıştıklarında inzivaya çekilirler.
Bütün insanların tatil yapma imkanı olmasını, canı gönülden istiyorum. Bunu da ülkenin kalkınmasına bırakmadan biz insanlar! El-ele vererek başarabiliriz…
(Devam)
1994 yılında başlayan serüven, 2018 yılının Kasım’ında bir başka güzelmiş…
Adıyaman – Mersin (İçel) seyahatimiz o kadar kısa sürdü ki, farkına varamadık.
Silifkeli Midibüs Şoförünün yanık sesi, Yeni Mersin (İçel) Otogarını tanıma fırsatını vermemişti ki; Birisi ağır valizimi taşmaya başladı. Mal, canın yongasıdır diyerek bize takip etme düştü.
Valizimiz yerleştirilince Midibüs şoförünün hemen arkasındaki koltuğa eşimle, birlikte oturduk.
Hedef olan Narlıkuyu’nun, Akkum’una saat 16.25 de yol almaya başladık. Bu yol alma, bize ilk başta tatlı geldi. Nedenine gelince, toplamda üç kişi bindiğimiz midibüsün Akkum’a erken varacağını tahmin etmemizdi. Fakat, yol boyu elini kaldıran ve ışıklar çok olunca, yol bitmez olmuştu.
Ayaş’a varmadan şoför bir yolcu daha alınca, kendisine seslendim.
-Buyurun.
-Narlıkuyu – Akkum’a ne zaman varırız.
-17. 30 gibi dedi. Tekrar yola koyuldu.
Toplam 65 km2’lik yol olan hedef, bir türlü bize görünmemişti.
Narlıkuyu’nun, Akkum’una 18.30 da varma imkanı bulduk.
Midibüs şoförü, valizimizi bagajdan çıkardı ve bize teslim etti.
Apti Bey’in Pansiyonuna varınca oğlu Ali, bizi karşıladı. Fakat, kim olduğumuzu bilemedi. Nedenine gelince :
O pansiyona 20 yıl önce gittiğimizde Ali, 6 yaşlarındaydı.
Ali’nin bizi tanımamasını fırsat bilerek, boş oda istedim. Ali de :
-Boş odamız yok. Çünkü; sezonu kapattık.
-Adıyamanlılara da mı yok? Dedim.
Ali’nin babası, Apti Bey dışarı çıktı. Sesimi tanıdığını söyledi. Oğlu Ali’ye de :
-Oğlum hani Azize ablan vardı ya. İşte onun eniştesi Yaşar amcan dedi.
İşte o zaman bizleri hatırladı. Çünkü: Baldızım Azize ile yeğenlerim ve eşimle daha önce burada konaklamıştık…
Kız Kalesi sakin mi? Sakin. Akkum’da ondan sakin. Çünkü; Adıyaman’daki Sabah Namazı sonrası yürüyüşümü, burada da sürdürünce sakinliğin farkına varmıştım. Bu arada unuttuğum bir şey oldu.
Apti Beyler karşılayıp ağırladıklarında yirmi yıl önceki günlerimizi yad ettik.
Yirmi yıl önceki Akkum’da, Mersin’(İçel) in diğer sahil mahalleleri gibi, beton yığınıyla doluydu. Bu mahallenin diğerlerinden farkı, çok katlı site ve binalara izin verilmemiş olmasıydı.
Delikanlı Ali ile pansiyonun etrafındaki görülmesi gereken yerlere gidiyoruz. Oraların özelliğini anlatan bu güzel insan, bir sabah bizi kahvaltıya davet etti.
Bazen Apti Bey ve eşi, bazen de Ali, ihtiyaçlarımız olduğunda mutlaka söylenmesini istediler.
Orada bulunduğumuz dört gün, üç gece boyunca o, güzel insanlar bizimle sofralarını paylaşmayı hiç ihmal etmediler. Biz de:
Onların bu misafirperverliğini, karşılıksız bırakmamaya özen gösterdik.
Tatilimiz kısa ama dolu-dolu geçti. Ben ve eşim, denizin tadını çıkardık. Çünkü; Akkum’un bütün sahili bizlere kapatılmıştı! Hiç kimsecikler yoktu.
Apti Bey, eşi Havana ve çocukları Hakan ile Ali’ye çok teşekkür ederek, İki bin on dokuz yılı Kasım’ında buluşmayı dileyerek ayrıldık.
Hoşça kal iki bin on sekiz ve Akkum’un Mavi Denizi.
ALABORA DUYGULAR
Bir ben ile sen
bir de yasaklar
ve içi boş töreler
keskin kılıç misali
Ne zaman sevsem
Beynimde
Alabora duygular
Töre dedik
can aldık
Gelenek dedik
hep yanlış yaptık
Yasaklar!
yasakları kovaladı
Bir Hazreti Adem
bir de ben
yedik elmayı!
Elma kırmızı
Elma alev alev
Yaktı, yakacak
aleviyle her yeri
Bir beni
bir de seni
Alıp götürecek sonsuza
Sonsuz ki;
Tüm benliğimi
Dingin denizler
ve sular gibi
Ilıman iklimlerin
sıcak ve egzotik
diyarlarında gezdirecek
İşte yaşam ve ben
bir de sen
Ne olacak deme
Son!
her zaman ki son
kısa ve uzun
Yakın ile uzak gibi
Bir de
Siyah - beyaz gibi
Tüm bunlar
yaşamaya değer
Değmez diyen insan!
Düşünsün
Bir daha düşünecek
ve var olacak gibi.
(Yaşar Hamurcu
2 Kasım 2001
Adıyaman)
***
DÜŞÜN
Ömrümün baharı
sarı kanaryam
Günün aydın
bahtın açık olsun
Sitem ediyorsun
“Alıp başımı
gideceğim” diyorsun
Sevgiden kaçmak
kendinden kaçmaktır
Kovalar seni
hiç bıkmadan 
hatta usanmadan
Nerede
O mangal yürekli
şimşek bakışlı
Naraları yeri
göğü inleten
cin mi? cin!
iyilik perisi  
Bir namert
kurşuna gitme 
siper et sevgini
Yarınlar
sevgiye gebe
Aşk merhemini
sür yaraya
varsın olsun hayat
Çıkmaza gitme
sonu hüsransa
Avun kalbindeki
sıcak gülücüklerle
Bir düşün
yaşamın kendisini
Ne aşklar yaşandı
dağlar dayanmadı
Mecnunlar feryat etti
Mem ile Zin
Kara toprakta
yan, yana gömüldü
Asırlar
aşklarıyla yankılandı
Alıp başını gitme
kaçma sevgiden
Ama gidersen, git
unutma aşkımı
Yaşar ve ölmez kıl
Çeşme duvarlarına
Ulu çınarlara
Baş harflerimizi yaz
Yok diyorsan
Yalnızca
ama yalnızca
Kalbine yaz.
Yaşar HAMURCU
18 Eylül 2006
02.15-Adıyaman

Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


Yaşar HAMURCU Diğer Yazıları

17 Aralık 2018 - HABİL VE KABİL / LALEM
05 Aralık 2018 - DÜNYAYA GÖZDAĞI…
25 Ekim 2018 - BABAM ve BEKİR USTA!
29 Eylül 2018 - SEVGİ ÜLKESİ! / HAYATIN ANLAMI O
07 Eylül 2018 - DOĞANIN KATİLİ / ÇEVRECİ
18 Ağustos 2018 - KORNAYI ÇALAN E…!
05 Ağustos 2018 - DOĞANIN KANUNU!
16 Temmuz 2018 - ACI+HÜZÜN+GÖZYAŞI = SEVİNÇ+SEVİNÇ = SEVİNÇ
02 Temmuz 2018 - SEÇİMİN ARDINDAN
12 Haziran 2018 - BAYRAM / ACI
30 Mayıs 2018 - SEÇİN, SEÇİN!... DÜŞÜN...
20 Mayıs 2018 - İNSAN! - ANNEM’e
11 Mayıs 2018 - SEÇTİKLERİMİZ ve SEÇECEKLERİMİZ / HATIRLIYOR MUSUN?
11 Nisan 2018 - TANITIM BEKLEYEN TARİHİ DEĞERLERİMİZ/HABERİN VAR MI?
29 Mart 2018 - DÜŞÜN ve SESLİ KONUŞ! / KÜÇÜĞÜM
06 Mart 2018 - SU+HAVA+GÜNEŞ = BEREKET
19 Şubat 2018 - SEVGİ KARDEŞLİĞİ
10 Şubat 2018 - DÜNYA ve TÜRKİYE / BU AŞK MI?
14 Ocak 2018 - SEVGİYİ ÇOĞALTALIM / YARININ ÇOCUĞU
07 Ocak 2018 - HOŞ GELDİN YENİ YIL-SEN VARDIN
18 Aralık 2017 - İKİYÜZ ONDÖRT MİLYARI ÇÖPE ATTIK!
05 Aralık 2017 - BAL + SOĞAN! = SİNCİK
04 Kasım 2017 - Tütün ve Dünyamız!
15 Ekim 2017 - ADALET! ADALET!
23 Ağustos 2017 - S E V G İ
22 Temmuz 2017 - NEREDE KALMIŞTIK!
22 Aralık 2016 - KUYRUK... KUYRUK... KUYRUK...
02 Ocak 2011 - HAKLARIMIZI BİLİYOR MUYUZ? / NAZ EYLEME
NEMRUT DAĞI ANIT MEZARI AÇILSIN MI?

AÇILSIN
AÇILMASIN

Sonuçlar
Foto Galeri
En Çok Okunan
En Çok Yorumlanan
..
KALEMMEDYA VİDEO
KALEMMEDYA VİDEO
Warning: getimagesize(http://www.kalemmedya.com/images/videos/Babam ?iiri.jpg): failed to open stream: HTTP request failed! HTTP/1.1 400 Bad Request in /home/kalemmed/public_html/modules/common/modulvideogaleri.php on line 0
ANASAYFA | KALEMMEDYA
CH