Yıllar sonra yoğun bir KAR yağışı gördük.
Her yer beyaza büründü.
Gökyüzü pasını attı.
Sadece bu değil.
"Kar yağdı" deyip geçmeyelim.
Çünkü bu Kar yağışı ile birçok hasret de yeniden yeşerdi.
Neydi bu hasretler?
Birincisi KARTOPU oyunu idi.
Baktığımızda Kar beyazıyla güne uyanan başta çocuklar olmak üzere anneler, babalar sokaklarda Kartopu Oyununun tadını çıkarmaya başladılar.
Yoksa herkes dışarıda mı? Diye kendimize sorar olduk
Evlerin, sitelerin bahçeleri de sokaklar gibi şenlik havasındaydı.
Büyükler hem çocuklarına eşlik ederek Kartopu sevincine ortak oldular hem de kendi içindeki çocukluklarını yaşadılar.
Bu Kar yağışının en güzel resimlerinden bir tanesi işte buydu.
İkincisi toprağın Kar'a hasretiydi.
Evet, toprak da yıllar sonra bu yoğunlukta Kar'la buluştu.
Nefes aldı.
Üzerindeki kiri temizledi.
Canlandı.
Can verdi.
Kar toprağa yaşam oldu.
Berekete kapı açıldı.
Üçüncüsü insanoğlu ve toprak gibi ağaçlar, otlar ve diğer bütün canlılar da Kar hasretlerini giderdiler.
Öyle ya, başta ne dedik?
"Kar yağdı" deyip geçmeyelim.
Bütün canlıların hasretini giderdi.
Doğaya nefes verdi.
Sevinç kattı.
Kiri temizledi.
Bir kez daha tekrarlayalım;
"Kar yağdı" deyip geçmeyelim
Kalın sağlıcakla