Bazen iyi niyetle yapılan bir uygulama, yanlış yerde kullanıldığında anlamını ve etkisini kaybeder.
Fotoğrafta İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait bir çöp kutusu ve hemen üzerinde bir uyarı tabelası görülüyor:
“LÜTFEN ÇÖPLERİNİZİ ÇÖP KUTUSUNA ATINIZ.”
.jpg)
İlk bakışta son derece doğru, yerinde ve çevre duyarlılığını teşvik eden bir mesaj gibi görünüyor.
Ancak insan ister istemez soruyor:
Bu tabelanın yeri gerçekten burası mı?
Çöp kutusu zaten hemen altında!
Üstelik gözle rahatlıkla görülebilecek büyüklükte.
O hâlde bu uyarı kime, neyi hatırlatıyor?
Elbette çevre temizliğini önemsemek, insanları duyarlı olmaya çağırmak güzel bir davranış.
Ancak bir mesajın doğru olması, onun doğru yerde verildiği anlamına gelmez.
Böyle bir tabela, çöp kutusundan daha uzak bir noktaya, insanların yoğun olarak kullandığı bir yürüyüş yoluna veya çevreyi kirletme eğiliminin görüldüğü bir alana yerleştirilse çok daha anlamlı olmaz mıydı?
Üstelik mesele yalnızca tabelanın konumu da değil.
Çevre bilinci, çöp kutusunun hemen üzerine bir uyarı asmakla oluşturulamaz.
Çevre bilinci, doğru eğitimle, yerinde uygulamalarla, insanların davranışlarını değiştirebilecek akılcı ve etkili mesajlarla gelişir.
Kamu kurumlarının görevi yalnızca doğru şeyleri söylemek değil, söylediklerini doğru yerde ve doğru yöntemle insanlara ulaştırmaktır.
Buradaki sorun ne çöp kutusudur ne de yazının içeriği.
Sorun, doğru bir mesajın yanlış bir yerde kullanılmasıdır.
Unutmayalım:
Her doğru söz, her yerde doğru değildir.
Ve bazen bir tabelanın nereye konulduğu, üzerinde ne yazdığı kadar önemlidir.