Siyasetçi ve İş insanı Erdoğan Özer ile Kâhta’nın sorunları, 2023 Depremi ve sonrası süreci, kalkınma için sulu tarım önemi, sahip olunan yer altı ve yer üstü değerlerin ekonomi için önemine dair bir röportaj yaptık.
Siyaset hayatına dair Yeniden Refah Partisi ve mesleği olan Rent A Car hizmetiyle ilgili de konuşan Özer, Karakaş’ın sorularını cevapladı.
Kalem Medya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Orhan Karakaş’a konuşan Özer, Kâhta’nın çok önemli yer altı ve yer üstü zenginliklere sahip olduğunu belirterek değerlendirilmesi durumunda ekonomiye ciddi katkılar vereceğini belirtti.
Sulu tarımın kalkınma için büyük önem taşıdığına vurgu yapan Özer, devam eden projelerin bir an evvel belirilmesinin bölgenin yararına olacağını kaydetti.
Ekonomik olarak deprem süreciyle birlikte büyük mağduriyetler yaşayan Adıyaman’a pozitif bir ayırımcılığın tanınması gerekliliğini ifade eden Özer, “Devlet özellikle sıfır faizli krediler sunmalı” dedi.
Mesleği ile ilgili de konuşan Özer, Rent A Car kaliteli hizmet gerektiren bir sektördür diyerek şunları söyledi:
2023 YILI DEPREMİYLE YIKILDIK
Sözlerime başlarken Orhan Bey öncelikle Kalem Medya olarak hoş geldiniz, şeref verdiniz. Malumunuz 2023'te büyük bir afet yaşadık. Büyük bir deprem yaşadık.
Bu depremde birçok insanımız hayatını kaybetti. 11 ilin etkilendiği depremde Adıyaman bölgesi itibariyle büyük bir yıkım yaşadı. Merkez ilçe ve diğer 8 ilçemiz etkilendi.
Vefatlarımız oldu. Evlerimiz yıkıldı. İş yerlerimiz yerle bir oldu.
Süreç dâhilinde mağduriyetler yaşadık. Ekonomik bağlamda halen etkisi devam etmektedir. Halen iş yerlerini tam düzeyde kuramayan esnaflarımız var. İşler eskisi gibi de değil.
Elbette deprem süreciyle birlikte devletimiz halkımızla birlikte seferberliğe girdi. Bölgeye yardım elini uzatan sayısızca vatandaşımız oldu. Maddi manevi destekler geldi. Allah herkesten razı olsun.
Derken süreç içerisinde devletimiz hemen kolları sıvayarak evini kaybedenler için konut yapımını başlattı. Adıyaman ve diğer 11 ilde büyük çalışmalar başlatıldı. Adıyaman il, ilçe ve köylerinde başlatılan konut inşaatlarının hemen hemen hepsi bitti. Bilindiği üzere vatandaşlarımıza anahtarları verilerek evleri teslim edildi. Oransal olarak sanıyorum bu sene işyerleri dâhil bütün inşaatlar bitmiş olacaktır. Yani toparlanma süreci bitmek üzeredir diyebilirim.
Yüce Rabbimiz bir daha bu acıları yaşatmasın. Evet, 2023 depremiyle yıkıldık. Acımız içimizde. Unutulmaz. Ancak hayat devam ediyor. Yolumuza bakacağız. Üreterek adım atmaya bakacağız. Geçmişi unutmayacağız ama ileriyi düşünerek, yarınları düşünerek hareket etmeliyiz. Birbirimize kenetleneceğiz. Birliğimizi bozmamalıyız. Daha da güçlenerek geleceği inşa edeceğiz.
EKONOMİ ALANINDA YAPILANLARIN DAHA DA FAZLASI YAPILMALIDIR.
BAĞ-KUR / SGK PİRİMLERİ DÜŞÜRÜLMELİDİR. FAİZSİZ KREDİLER SUNMALI.
Derken hayat devam ediyor dedik. Sonraki süreçlerde yani 2024-2025 yılları, ekonomi bağlamında biz esnaflar, biz iş insanları açısından çok iyi geçmedi. Depremin yüklediği sıkıntı bir yana kürsel temelde başlayan ve halen devam eden savaşlar bir yana herkesi, her kesimi ciddi manada olumsuz etkilemektedir. Temennimiz bu savaşların bir an evvel bitmesidir. Aksi durumda sıkıntılar bitmeyecektir.
Bu durumda tedbirler artırılmalıdır. Yani devletimiz ekonomik tedbirleri veya teşvikleri iş dünyası için esnaflar için artırarak uygulamaya koymalıdır. Yapılanlar var. Ancak daha fazlası yapılmalıdır. Örneğin çok düşük faiz oranlarıyla krediler sunmalıdır. Veya sıfır faizle krediler verilmelidir. Ki bu süreci hep birlikte rahatça sonlandıralım.
Bir başka şey esnafın bağ-kur primleri veya sgk primleri düşürülmelidir. En azından bunu bir süreliğine hayata geçirmekte ciddi katkılar sunacağına inanıyorum. Başta üretim alanında büyük yansımaları olacaktır. Hatta şunu diyorum deprem bölgesine bir pozitif ayrımcılık uygulansın. Çünkü bizler, yöre halkımız bunu hak ediyor. Yukarıda anlattığımız deprem yıkımı büyük bir yıkım oldu bölgemiz açısından. Süreçle dezavantajlı duruma düştük. Dolayısıyla ekonomi anlamında bir ayrımcılık hakkımızdır diye düşünüyorum.
BÜYÜK YER ALTI VE YER ÜSTÜ ZENGİNLİKLERİMİZ VAR.
DEĞERLENDİRİLMELİ VE EKONOMİK GİRDİYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR.
Orhan Bey sizlerin duyarlı gazetecilik anlayışınız sayesinde bizler de görüşlerimizi topluma ve ilgili mercilere yansıtıyoruz.
Aslında bakıldığında bölgemiz sahip olduğu yer altı ve yer üstü değerler açısından büyük bir zenginliğe sahiptir. Bunların başında yar altı olarak petrol, mermer, bakır ve diğer değerli madenler gelmektedir. Yer üstü olarak da dünyada eşi benzeri olmayan kültür turizm zenginliğimiz var. Başta Dünyanın 8. Harikası olarak tanımlanan ve UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesinde yer alan Nemrut Dağı büyük bir hazinedir. Yine Arsemia Ören Yeri, Cendere Köprüsü, Karakuş Tepesi, Gerger Kalesi, Gerger Kanyonu, Besni Ören Yeri, Gölbaşı Tabiat Parkı vesaire birçok zenginliğimiz vardır. Bu sahip olduğumuz zenginlik önemli proje ve planlarla doğru şekilde ekonomiye dönüştürüldüğü takdirde bölgemiz ciddi manada bir kalkınma yaşayacaktır. Neden olmasın? Sorusunu bugün herkes sormaktadır. O halde ilgili merciler başta olmak üzere yerel yönetimler de dâhil bu anlamda mesai vererek bir hamlenin başlangıcını başlatmalıdırlar. Bunu yaptığımız takdirde herkes görecektir ki bölgemizde ciddi iyileşmeler yaşanmış olacaktır.
SULU TARIM ŞART
Evet, Orhan Bey sizler de sık sık manşetlerinize taşıyorsunuz. Bölgemiz açısından sulu tarım şart. Çünkü çok verimli arazilerimiz var. Suyumuz var. Bunun artık gerçekleşmesi, hayata geçirilmesi gerekiyor.
Sulu tarımın önemine ancak hayata geçirildiğinde belki anlayabileceğiz. Bakınız dünyanın birçok ülkesine, sulu tarım sayesinde zenginleşmişlerdir. Tarımda ileriye gidenlerin hepsinde sulu tarım faaliyetleri vardır. Biz de neden olmasın? Her şeyimiz var.
Bir kez daha hatırlatmakta yarar görüyorum ki mevcut sulu tarım ile ilgili projeler bir an evvel bitirilmelidir. Çiftçilerimiz sulu tarıma kavuşturulmalıdır. Kalkınmanın en önemli projelerinden bir tanesi de sulu tarımdır. Ürün çeşitliliğinin yanı sıra istihdam açısından da çok büyük önemi vardır.
2014 YILINDA ÖZER RENT A CAR FİRMASINI KURARAK HİZMET SEKTÖRÜNDE MARKA OLDUK
Biraz da işimizi konuşmamızı istediniz. Bir paragraf açayım.
Rent a car yani oto kiralama işi de yapıyoruz. İşimiz kolay ve zor. İkisi bir aradadır. Aslında her meslek böyledir. Para kazanırsanız mutlu kalır kolay işim var dersiniz. Para kazanmıyorsanız da mutlu olmaz zor işim var dersiniz.
Şunu söyleyeyim, bu işte doğru lokasyon seçimi yapmışsanız, güçlü sermayenizle iyi bir filo yönetimine sahipseniz başarısız olmanız düşünülemez.
Günümüzde araç kiralama sektörü yüksek rekabetli geçmektedir. Kahta için belki böyle görmeyebiliriz ancak genelde rekabetli bir iştir.
Kendine göre maliyetleriyle de sıkıntılı tarafı vardır. Ancak sağlam bir yönetim anlayışıyla günün sonunda başarıyorsunuz. İşte bizler Özer Rent A Car olarak bunu yapıyoruz. Müşteri memnuniyeti öncelikli olarak standartları uygulayarak hizmet veriyoruz. Aksi durumda başarısız oluruz. İnsanların yıllardır bizleri tercih ediyor olmaları da ortaya koyduğumuz kalitedir. Müşteri memnuniyetidir.
2014 yılında Özer Rent A Car firmasını kurdum. Şöyle söyleyebilirim ki o yıllarda Kâhta’da Rent A Car diye bir hizmet, sektör yoktu. Biz bu hizmeti Kâhta’ya sunduk. Araçlarımız son sistem araçlardır. Rent A Car kasko güvencesi ile bu sistemi müşterilerimize sunuyoruz.
Araç kiralarken belli bir süre kotamız vardır. Araçları verirken günlük, haftalık, aylık olmak üzere hizmete sunuyoruz. İsteyen günlük, isteyen haftalık, isteyen de aylık şekilde kiralayabiliyor.
DİKKAT EDİLMELİDİR
Müşteri araç kiralarken ister bizim firmamız olsun ister başka firmalar olsun araçların kaskosunun olup olmadığını mutlaka sormaları gerekir. Araçların modelini ve yüksek model olma hususuna dikkat etmelidirler. Çünkü yüksek model araçlarla hizmet alan müşteriler sıkıntı yaşamazlar. Düşük model tercih etmesinler. Hele hele kaskosuz hiç olmaz. Allah muhafaza aracın başına bir kaza bela gelirse müşteri bu zararı karşılamak zorunda kalacaktır.
KABİS SİSTEMİ BİZİM SEKTÖR İÇİN ÇOK İYİ OLDU
Devletimiz bize bir Kabis sistemi sundu.
Kabis nedir? Müşterilerin kimlik bilgileri ile birlikte kiraladıkları aracın bilgilerini Emniyet Genel Müdürlüğüne bildiren dijital bir sistemdir.
Müşteri buraya geldiğinde TC'sini verdiğinde biz onu kabise yüklüyoruz. Gelen müşteri ile ilgili şahsın aranması ya da sicili noktasında herhangi bir problem var mı bu sistemi ile ortaya çıkıyor. Yani bu insana araç verilebilir mi? Sorusunun yanıtı için biçim açımızdan çok önem arz ediyor. Daha önceden ehliyetsiz müşteriler geldiği zaman ceza bize geliyordu. Bu kabis sistemi sayesinde artık cezalar ehliyetsiz müşterilere gidiyor. Dolayısıyla biz bu kabis sisteminden çok memnunuz. Devletimiz yaklaşık 5-6 yıldır bu imkânı bize sundu. Bize çok büyük bir güvence sağladı bu sistem.
SİYASETE ÇOK GENÇ YAŞIMDA GİRDİM
Ben 1999 yılında Fazilet Partisi ile birlikte siyasete başladım.
2004 yılında belediye encümenliği yaptım.
2019 yılında yerel belediye seçimlerinde İYİ Parti'den Kâhta Belediye Başkan Adayı oldum. Ve şu an Yeniden Refah Partisi’nde Kâhta İlçe Başkan Yardımcısı görevinde bulunuyorum.
PARTİMİZ GÜNDEN GÜNE GÜÇLENİYOR.
SORUNLARIMIZIN TAKİPÇİSİYİZ. ÇÖZÜMÜ İÇİN MESAİ VERİYORUZ.
Bizim partimiz günden güne büyüyor. Yeniden Refah Partisi olarak üye sayımız artıştadır. Şu an 3500'ün üzerinde Kâhta için üyemiz kaydımız vardır.
Bizler hizmet için siyaset yapıyoruz. Her sorunu kendi sorunumuz biliyoruz. Partimiz Türkiye’nin her yerinde vatandaşlarımızın sorunlarının takibi ve çözümü için mesai vermektedir. Kâhta’da da bu mesaiyi gece gündüz vermekteyiz. İlçe başkanımız aynı zamanda eski belediye başkanımız ki o dönemler Türkiye’nin en genç belediye başkanı olan Sayın Mehmet Yasin Erdem ile birlikte yoğun bir şekilde ülkemiz için memleketimiz için çalıyoruz.
Kâhta’nın sorunlarını dile getirirsek malum hepimiz bu memlekette yaşıyoruz.
Bence Kâhta’da en önemli sorun altyapı sorunudur. Kar yağışı ve yağmur yağışı olduğunda hepimiz Bunu görüyoruz ve yaşıyoruz.
Çevre yollara baktığımızda çamur ve sudan geçilmiyor. Otogar Kavşağı keza aynı şekildedir.
Dolayısıyla buradan yerel yöneticilere sesleniyorum, bizim ilk önce altyapıya önem vermemiz lazımdır. Bu sorunu çözmemiz gerekiyor. Şöyle bir örnek vereyim geçen Yavuz Selim'de altyapı yapılmadan asfalt dökülmüş ve üzerine bir asfalt daha dökülmüş Refüj ile bir bütün olmuş. Haliyle su birikmesi oluyor.
Benim gözlemlerime göre ikinci bir sorun da imar sorunudur. Kâhta’da şu anda imar sorunu çarpıp kentleşme ile birlikte almış başını yürüyor. Bunun bir an önce önüne geçilmesi gerekiyor. Belediye encümenleri toplanıp mesela Cumhuriyet Mahallesi'nin her mevkiinde 3 katlı bina yapılsın. Örneğin Yavuz Selim 8 ise Yavuz Selim'de bir bina 3 katlı diğer bina 12 katlı olmamalıdır. Eğer ki bizler parti olarak seçimlerde zaferle çıktığımızda bütün bu çarpıklığı ortadan kaldıracağız.
Hatırlatmak isterim, belediye başkanımız göreve geldiği zaman ilk önce altyapıdan bahsetti. Altyapıya çok önem vereceğini söyledi. Şu an 2 yıl oldu ve hala aynı sistem devam etmektedir. Temennimiz zaman kaybı yaşatmadan tüm sorunlara el atmasıdır.
Daha güzel bir Kâhta için çaba verilmelidir. Park bahçeleriyle göz kamaştıran, alt yapısıyla kökten çözüm bulmuş, üst hizmetleriyle adından söz ettiren bir Kâhta neden olmasın?
Bu memleket hepimizindir. Hepimiz aynı suyu içiyoruz. Aynı nefesi alıyoruz. O halde çocuklarımız için, geleceğimiz güzel bir Kâhta için kolları sıvamalıyız.
Orhan Bey sorularınız ışığında sözlerime son verirken öncelikle Kalem Medya olarak bizlere misafir olduğunuz için gönülden teşekkür ederiz.
Gerçekten işini ehlisiniz. Yaklaşık 30 yıldır sizleri tanıyor ve takip ediyorum. Mesleğinizin ilk günkü heyecanı gibi halen muhabir aşkıyla sorunları takip ediyor ve çözümü noktasında haber ve röportajlar yapıyorsunuz. Emek veriyorsunuz. Tekraren çok teşekkür ediyorum. Başarılar daim olsun. Nice daha uzun mesleki yıllara diyorum.
Gerçekten bilgi birikiminizle Sizleri Türkiye'ye örnek bir gazeteci olarak görüyorum.
HABER/RÖPORTAJ: ORHAN KARAKAŞ – KALEM MEDYA GAZETESİ